KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri

Tacize veya Tecavüze Uğrayan Kadına Bakış Açısı Nasıl Olmalı?

Yorum bırakın

Tacize veya Tecavüze Uğrayan Kadına Bakış Açısı Nasıl Olmalı?

Bu konuda kanaatimizce iki uçta yer alan ve ikisi de hatalı olan iki görüş var. Halbuki dengeli ve isabetli yaklaşım, bu ikisinin ortasındadır.

Birisi, taciz/tecavüz eden kişinin hiç suçu yokmuşçasına mağduru suçlamak (açık giyindiği için).

Diğeri ise, kadının ihmali (açık giyinmek gibi) bu tür vakalara sebep olmuyor ve zemin oluşturmuyor gibi bir yaklaşımla, sadece taciz/tecavüz eden kişinin suçlanmasıdır.

İsabetli görüş bizce şudur: Öncelikle şunun farkına varmak lazımdır. Hiçbir toplumda insanların %100’ünü ahlaklı ve temiz nefisli insanlar oluşturmaz. İlla ki, hayvanî (pis) nefisli, ahlaksız ve insana insan için değer vermekten ve açık giyimli de olsa bir kadına karşı şefkat duygusuyla bakabilme erdeminden uzak insanlar olacaktır ve her ortamda da çoklukla vardırlar. Hatta bu erdemli çizgiyle hareket etmekten uzak insanların oranının istisna olmadığını, bilakis bu toplumun çoğunluğunu teşkil ettiğini kabul etmek oldukça gerçekçi olacaktır.

Dolayısıyla biz basit, net ve herkesin anlayıp kabul edeceği bir şey söylüyoruz. O da şudur:

Evet, bir bahçenin kapısını açık bırakmak, hırsıza hırsızlık etme hakkı vermez. Fakat kapıyı açık bırakmak gibi bir tedbirsizlik, temkinsizlik ve ihmal, hırsızlığa sebep olur! Bu kaçınılmaz bir realitedir. Tedbir önemlidir ve bahçe kapısını açık bırakmamak, ev sahibinin sorumluluğudur.

Bu nedenle hanım kardeşlerimizin, zarara kendi rızasıyla girmek olarak değerlendirilmese bile, en azından zarar ve tehlikeye kapı açmak, elverişli zemin hazırlamak, tedbirsiz davranmak ve temkinli olmayı ihmal etmek manasında olan ve pis nefisleri harekete geçirmeye sebep teşkil edecek ve bir kadının vakar, haysiyet, izzet ve iffetine yakışmayan “açık giyimlerden, uygunsuz davranışlardan ve sözlerden”den uzak durmaları gerekmektedirler ve böyle davranmaları, hem toplumun ahlakî yapısının korunması hem de kendilerinin güvenliği için, sorumlu oldukları toplumsal davranış biçimidir. Böyle değilmiş gibi, sadece taciz/tecavüz eden kişinin suçlanması, elbette gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Mağduru suçlamak nasıl hatalı bir yaklaşım ise, kadının bu konuda kişisel ve toplumsal bir sorumluluğunun var olduğunun göz ardı edilmesi de aynı şekilde hatalıdır.

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Yazar: Ediz Sözüer

Ediz SÖZÜER 1974, Ankara doğumludur. Gelir İdaresi’nde Gelir Uzmanı olarak görev yapmaktadır. “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı”, yazarın ilk etapta internet ortamında ücretsiz olarak yayınlanarak daha sonra basılmış ve tüm çalışmalarının üzerine bina edildiği temel ve kaynak kitap çalışmasıdır. Deneme mahiyetinde kaleme aldığı Risale-i Nur izah metinleri ve Risalehaber sitesinde makale yazmakla başlayan yolculuğu, Risale Akademi’de sunulmaya başlanan görsel destekli ve akademik temelli “Tabiat Risalesi Açılımları Seminerleri”yle devam etti. Manevî bir ilim hazinesi olan Risale-i Nur eserleri içindeki Kur’ânî hakikatlerin insanlığa mal edilmesinde ve toplum olarak muhtaç olduğumuz zihinsel dönüşümün gerçekleşmesinde önemli bir katkıda bulunma kabiliyetinin bulunduğuna inandığı kitap çalışmasını, hep bir proje kıymetinde gördü. Tamamlanan kitap çalışmasını daha geniş kitlelere ulaştırmak için, bu çalışmanın üzerine bina edilerek hazırlanmış ve “görsel bir kitap” mahiyetindeki “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nı iki haftada bir sürekli bir program olarak vermeye başladı. Ayrıca zaman zaman akademik eğitim faaliyetlerinde de “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı” ve “Risale-i Nur İzah Çalışmaları” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. 2018 yılında ise Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı'nın temel/kaynak kitap çalışması, din araştırma dalında "Altın Kalem Yazarlık Ödülü"ne layık görüldü. Kitap çalışması ve eğitim programının yazılı ve görsel tüm içerikleri, notere onaylatılmış muvafakatname ile her türlü serbest kullanım, basım ve yayım hakkı tanınmasıyla; başta Risale-i Nur’a, Kur’ân’a ve İslam’a gönül vermiş herkese ve tüm insanlığa mal edilmiştir. (Muvafakatnameye ana sayfadaki "Telif Hakkı Bildirisi" isimli menüden ulaşabilirsiniz) Bu çalışmalardan haberi olanlardan ciddiyetle istediği ve Risale-i Nur’a gönül vermiş insanlara samimiyetle ifade ettiği şudur: “Kıymetsiz ve önemsiz şahsıma değil, bu çalışmalar vesilesiyle Allah’ın bir nimeti olarak harika bir şekilde ortaya çıkan hakikatlere önem veriniz ve onlara sahip çıkınız. Sizden tek istediğim budur.”

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.