Tacize veya Tecavüze Uğrayan Kadına Bakış Açısı Nasıl Olmalı?
Bu konuda kanaatimizce iki uçta yer alan ve ikisi de hatalı olan iki görüş var. Halbuki dengeli ve isabetli yaklaşım, bu ikisinin ortasındadır.
Birisi, taciz/tecavüz eden kişinin hiç suçu yokmuşçasına mağduru suçlamak (açık giyindiği için).
Diğeri ise, kadının ihmali (açık giyinmek gibi) bu tür vakalara sebep olmuyor ve zemin oluşturmuyor gibi bir yaklaşımla, sadece taciz/tecavüz eden kişinin suçlanmasıdır.
İsabetli görüş bizce şudur: Öncelikle şunun farkına varmak lazımdır. Hiçbir toplumda insanların %100’ünü ahlaklı ve temiz nefisli insanlar oluşturmaz. İlla ki, hayvanî (pis) nefisli, ahlaksız ve insana insan için değer vermekten ve açık giyimli de olsa bir kadına karşı şefkat duygusuyla bakabilme erdeminden uzak insanlar olacaktır ve her ortamda da çoklukla vardırlar. Hatta bu erdemli çizgiyle hareket etmekten uzak insanların oranının istisna olmadığını, bilakis bu toplumun çoğunluğunu teşkil ettiğini kabul etmek oldukça gerçekçi olacaktır.
Dolayısıyla biz basit, net ve herkesin anlayıp kabul edeceği bir şey söylüyoruz. O da şudur:
Evet, bir bahçenin kapısını açık bırakmak, hırsıza hırsızlık etme hakkı vermez. Fakat kapıyı açık bırakmak gibi bir tedbirsizlik, temkinsizlik ve ihmal, hırsızlığa sebep olur! Bu kaçınılmaz bir realitedir. Tedbir önemlidir ve bahçe kapısını açık bırakmamak, ev sahibinin sorumluluğudur.
Bu nedenle hanım kardeşlerimizin, zarara kendi rızasıyla girmek olarak değerlendirilmese bile, en azından zarar ve tehlikeye kapı açmak, elverişli zemin hazırlamak, tedbirsiz davranmak ve temkinli olmayı ihmal etmek manasında olan ve pis nefisleri harekete geçirmeye sebep teşkil edecek ve bir kadının vakar, haysiyet, izzet ve iffetine yakışmayan “açık giyimlerden, uygunsuz davranışlardan ve sözlerden”den uzak durmaları gerekmektedirler ve böyle davranmaları, hem toplumun ahlakî yapısının korunması hem de kendilerinin güvenliği için, sorumlu oldukları toplumsal davranış biçimidir. Böyle değilmiş gibi, sadece taciz/tecavüz eden kişinin suçlanması, elbette gerçekçi bir yaklaşım değildir.
Mağduru suçlamak nasıl hatalı bir yaklaşım ise, kadının bu konuda kişisel ve toplumsal bir sorumluluğunun var olduğunun göz ardı edilmesi de aynı şekilde hatalıdır.