KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri

Çekim Yasası ve Kuantum Düşünce Tekniği’nin Eleştirel Bir Değerlendirmesi

Yorum bırakın

Çekim Yasası ve Kuantum Düşünce Tekniği Eleştirisi

Çekim Yasası ve Kuantum Düşünce Tekniği’nin Eleştirel Bir Değerlendirmesi :

Tavşan Deliğinden İçeri, Çekim Yasasından Dışarı!

Tavşan deliği, Alice harikalar diyarı filminde, fantastik bir dünyaya geçiş kapısı idi. Bu tabir, bilinmezlikleri keşfetmek manasında kullanılmaktadır. “The Secret-Sır” ve “Biz ne bilebiliriz ki? Tavşan deliğinden içeri (What the Bleep!?: Down the Rabbit Hole)” isimli, belgesel filmleri de çekilmiş olan ve kuantum fiziği ve çekim yasası üzerine meşhur kitaplara bu tabir ile atıfta bulunmak istiyoruz.

Bu kitaplarda ve piyasadaki söz konusu “Meşhur Çekim Yasası” ve “Kuantum Düşünce Tekniği” kitaplarında, “SIR” olarak ifade edilen:

136

“Kâinattan iste, dileğini gerçekleştirsin” veya “Olayları görme ve inanma biçiminiz, gerçeğinizi şekillendirir” tarzındaki “sözüm ona büyük sır” olarak ifade edilen sırrın çok daha anlamlısının, gerçeğinin ve büyüğünün, iman ve İslâmiyetin hakikatinde mevcut olduğunu görüyoruz.

137

Şöyle ki: Hayat içindeki ihtiyaçlarımızı imkânlarımızla, muhtemel tehditleri kudretimizle kıyasladığımızda, her insanın “çok aciz ve çok fakir” olduğu görünür.

Bu en zengin ve kudretli kişiler için de öyledir. Küçük bir mikrop o kudretli insanı öldürebilir ve en zengin olduğu söylenen bir şahıs bile, kısacık bir hayatta ancak sınırlı ölçülerde sahip olduğu imkânlardan yararlanabilir. Mesela, ne kadar zengin olursa olsun, yiyebilecekleri ancak midesinin alabileceği kadardır ve bunu da sınırlı bir zamanda yapabilecektir.

Hâlbuki insanın o derecede geniş ve asla tok olmayan ve doymayan maddi ve manevi bir açlığı vardır ki, bu dünya o ihtiyacı ve istekleri karşılamaya ve onu tatmine asla yetmez. Bunu herkes kendi nefsinde çok açık hisseder. Zaten ölüm, zengin-fakir, güçlü-güçsüz herkesi eşitler. İhtiyaçlarını karşılamada ve zararlardan korunma noktasında herkes ölüm karşısında mağlup düşer. Hiç kimse hayatını (bu dünyada) gerçek anlamda kurtaramaz. Böyle bir dünyada, kulluğun iki temel kavramı karşımıza çıkıyor: Acizliğini ve fakirliğini hissederek, kudretinin ve imkânlarının yetersizliğinin farkına varmak. Ve sonra da, hem zarar verecek her türlü tehlikeden koruyacak kadar kudreti nihayetsiz, hem de her ihtiyacı karşılayabilecek kadar büyük bir rahmet zenginliğine sahip olan dünyanın hâkimini aramak, bulmak ve ona bağlanarak, O’nun kudretine dayanmak ve O’nun rahmetinden yardım istemek. İşte haddi ve nihayeti olmayan bir kudret ve zenginlik kaynağı budur.

İşte Her Kapıyı Açan Anahtar ve Her Zorluğu Halleden Kâinatın Gerçek Büyük Sırrı:

138

139

 

Seni her an bilen, gören, zarar ve menfaat sadece kendi elinde olan, kudretine nihayet, şefkatine sınır olmayan birini bulmak ve bilmek ve O’na bağlanmak..

 

 

İman ve ibadet ile de O’nu bildiğini ve O’na hürmet ettiğini göstermek..

140

“Çekim Yasası”nda ise, bir şefkati olmayan, sizi tanımayan ve bilmeyen, ne idüğü belirsiz bir “kâinat” kavramının isteklerinizi yerine getireceğinize inanmanız ve âdeta kâinata dua etmeniz (?!) isteniyor.

  141

Hatta “The Secret-Sır” kitabında, bizzat kitap tarafından Alaaddin’in cininden dileğinizi yerine getirmesini beklemenize benzetilen ve “Çekim Yasası” denilen bu yöntemde,

İşleyişi ve kuralları aslında çok daha farklı olan ilahî gerçekler çarpıtılıyor ve günümüz insanına, -içinde sadece çekirdek kadar bir gerçeklik bulunan- modern bir safsata sunuluyor.

144

Şöyle ki: “Allah, samimî olarak isteyen bir kuluna, kâfir olsa bile istediğini verir” veya “Kulum beni nasıl tanırsa, ona onunla öyle muamele ederim” kaideleriyle İslâmiyet’te yerini bulan bazı gerçekler, din ve Allah hakikati içinden çıkartılarak, dış görünüşü tantanalı ve câzip, fakat içi boş birşekilde takdim ediliyor.

Şimdi, bir düşünün: Kendisini tanımayan ve bilmeyen, kulluk etmeyen bir insana, sırf samimiyetle ve ihtiyaç lisanıyla istedi diye istediğini veren kâinatın sahibi ve hâkimi olan Allah; acaba gönderdiği peygamberleriyle öğrettiği tüm isim ve sıfatlarıyla kendisini tanıyan ve seven, indirdiği kitaplarıyla bildirdiği isteklerini bilen ve isteklerine uyan ve diniyle açığa çıkardığı kâinatın yaratılış maksadına uygun olarak şuurlu bir kulluk eden bir insana nasıl muamele eder?

145

Tüm kâinatı, dünya ve âhireti, şimdiyi ve gelecek ebedî zamanı, o kulunun lehinde nasıl şekillendirir?

Ne derecede o kuluna ikram eder ve ne mertebede o kulunun isteklerini yerine getirir?

Öyle bir mertebede ki, iman ve ibadetle yaşanan geçici bir dünya hayatının neticesinde, ebedî bir cehennemden kurtulmakla birlikte, üzüntü, korku, yorgunluk, acı, sıkıntı, yaşlılık, hastalık, ölüm, ayrılık, endişe gibi hiç bir olumsuzluğun bulunmadığı sonsuz cennet saraylarında, yüz binler yerde, aynı anda, hiç bir insan gözünün görmediği, hiç bir insan kulağının işitmediği ve hiç bir insan kalbine gelmemiş yüz binler zevki tadarak yaşamak ve O’nu kısa bir zaman görmenin, cennet hayatını unutturduğu haber verilen ilahî güzelliği görmek gibi neticeleri veren muhteşem bir ikramda bulunur.

147

Dikkat edin! Çekim yasası, sizi belki bir Ferrari sahibi yapabilir ama Allah’a iman, sizi ebedî hayatın, daimî ve hayal edilemez muhteşem nimetleriyle nimetlendirir ve güzelliği, Cennet’i unutturan bir Zât’ı görme şerefine çıkartır.

148

İman ve İslamiyet’in devasa hakikatlerine kıyasen, “Çekim Yasası” kavramı, popüler ve ucuz bir oyuncaktan fazla bir kıymete sahip olamaz.

“Çekim Yasası ve Kuantum Düşünce Tekniği Eleştirisi” Seminer Videosunu Buraya Tıklayarak veya Aşağıdan izleyebilirsiniz.

Reklamlar

Yazar: Ediz Sözüer

Ediz SÖZÜER 1974, Ankara doğumludur. Gelir İdaresi’nde Gelir Uzmanı olarak görev yapmaktadır. “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur İzah Metinleri”, yazarın internet ortamında ücretsiz olarak yayınlanmış ve tüm çalışmalarının üzerine bina edildiği temel ve kaynak kitap çalışmasıdır. Deneme mahiyetinde kaleme aldığı Risale-i Nur izah metinleri ve Risalehaber sitesinde makale yazmakla başlayan yolculuğu, Risale Akademi’de sunulmaya başlanan görsel destekli ve akademik temelli “Tabiat Risalesi Açılımları Seminerleri”yle devam etti. Manevî bir ilim hazinesi olan Risale-i Nur eserleri içindeki Kur’ânî hakikatlerin insanlığa mal edilmesinde ve toplum olarak muhtaç olduğumuz zihinsel dönüşümün gerçekleşmesinde önemli bir katkıda bulunma kabiliyetinin bulunduğuna inandığı kitap çalışmasını, hep bir proje kıymetinde gördü. Tamamlanan kitap çalışmasını daha geniş kitlelere ulaştırmak için, bu çalışmanın üzerine bina edilerek hazırlanmış ve “görsel bir kitap” mahiyetindeki “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nı iki haftada bir sürekli bir program olarak vermeye başladı. Ayrıca zaman zaman akademik eğitim faaliyetlerinde de “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı” ve “Risale-i Nur İzah Çalışmaları” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. Bu çalışmalardan haberi olanlardan ciddiyetle istediği ve Risale-i Nur’a gönül vermiş insanlara samimiyetle ifade ettiği şudur: “Kıymetsiz ve önemsiz şahsıma değil, bu çalışmalar vesilesiyle Allah’ın bir nimeti olarak harika bir şekilde ortaya çıkan hakikatlere önem veriniz ve onlara sahip çıkınız. Sizden tek istediğim budur.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s