Üsküdar Üniversitesi 8. Uluslararası Yaratılış Kongresi Bildirisi
Türkçe ve İngilizce Tam Metin (Turkish and English Full Text)
İman Eğitiminde Ders Kitapları Eleştirisi ve Alternatif Bir Model
15 Dakikalık Bildiri Videosu:
Bildirinin tam metnine (İngilizce ve Türkçe), Powerpoint sunumuna, sunum metnine ve videosuna aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz: (Türkçe tam metin aşağıya eklenmiştir.)
https://drive.google.com/drive/folders/1kuUCwws9Zsj3-OwV5YTFK4wqALMoYy5P?usp=sharing
Bildiri Özeti:
Bildirinin temel kaynak eseri, iman eğitimi konusundaki kapsamlı içeriği sebebiyle, bir kaynak/rehber eğitim kitabı mahiyetinde olan “İman Eğitiminde Ders Kitaplarının Eleştirel Bir İncelemesi, Yöntem Çözümlemeleri ve Örnek Metinlerle Alternatif Bir Model Teklifi” isimli inceleme dosyasıdır. Bu dosya ve bildiri metni, mevcut din dersi kitaplarında imanî meselelerin âdeta mümkün olan en basit, yüzeysel ve tatmin edici olmaktan uzak ve detaysız bir şekilde anlatılmasının yaygın bir sorun olduğunu vurgulamaktadır. Baştan doğru kabul edilen ön kabullerle iman esaslarını anlatan ve Kur’ân ve İslâmiyetin ayrıcalıklı özelliği olan ispatiyecilik, mantıkîlik, tahkikî (araştırmaya dayalı) ders verme ve dikte etmeden soru cümleleriyle hakikati anlatma üslub ve tarzını ortaya koyamayan bu metinler, dinimizi tamamen sıradanlaştıran niteliktedirler. Hâlbuki ön kabuller ve hüküm cümleleriyle değil; incelemeye, sorgulamaya ve delile dayanan, kalb ve vicdanı heyecana sevk eden, aklı ve zihni harekete getirip işleten soru cümleleriyle hakikati anlatmak gereklidir. Okuyucuya inanç esaslarına dair herhangi bir aklî, mantıkî gerekçe ve delil bulunmadığı ve kendisinden, bu iman esaslarına anlatıldığı şekilde öylece inanmasının beklendiği mesajını veren ve iman esaslarını hiçbir mantıkî gerekçelendirme ve aklî temellendirme gayreti ve ikna çabası gözetmeden, tamamen subjektif bir anlatıma sahip bu ders metinlerinin, kimsenin inanmasına veya inancının kuvvetlenmesine sebep olamayacağı açıktır. İçinde bulunduğumuz akıl, bilim ve teknoloji çağında, öne sürülen ve kabul edilmesi beklenilen her türlü ifadenin muhakkak temellendirilmesi gereklidir ve aklî, mantıkî delilleriyle ortaya koyulmaları şarttır ve ancak bu surette akıl, kalp ve vicdanda karşılığını bulur. Yoksa boş iddialardan ve subjektif sözlerden ibaret kalacaklardır.
370 sayfalık inceleme dosyası, imana dair bilgilerin önem ve önceliklerini, nasıl bir yöntemle ve ne miktarda dersinin verilmesi gerektiğini ve imanın delillerini bilmemenin fıkhî hükmünü ortaya koyduktan sonra; din dersi kitaplarının iman esaslarından bahseden bölümlerinin hem hacim, hem de nitelik açısından yetersizliklerini eleştirmekte ve iman eğitiminde yöntem çözümlemeleri yaparak, olumlu alternatif yöntemlere ilişkin örnek metinler sunmaktadır. Son olarak, iman eğitiminde kullanılması gerekli usuller ve metodoloji kullanılarak iman esaslarının dersinin verildiği Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı ve eğitim kitabı içeriği, alternatif bir öğretim modeli/metodu olarak teklif edilmektedir. Modelden kasıt, iman esaslarının detaylı bir içerikle, sağlam bir mantık kurgusuyla, delile ve araştırmaya dayalı (tahkikî) olarak ders verilmesinden ibarettir. Bu delile dayalı ders metodunda kullanılan metodoloji, çözümleme ve delillendirme yöntemleri, güncel bilim yaklaşımlarıyla kurulan irtibatlar ve karşıt yaklaşımlara oluşturulan cevaplar, özgün tanımlar, yaklaşım metotları, kavramlaştırmalar ve kategorik değerlendirmeler, bir bilim felsefesinin fikri alt yapısı niteliğindedir ve bilimsel verilerin değişkenliğinin neticeyi etkilemeyeceği üst yaklaşımlar içermektedir ve sağlam bir mantık kurgusu ile inşa edilmiştir. Bu ders tarzı, inceleme dosyası ve bildiride örnek metinlerle ve eğitim kitabında tüm detaylarıyla ortaya koyulmuştur.
Bildiride, dosyanın ele aldığı konular ve inceleme sonuçları aktarılacak ve buna ilaveten, eğitimde gerekli olan müspet dönüşümün nasıl hayata gerçekleştirilebileceği hakkındaki “Pratik ve Beklemeden Hayata Geçirilebilir Bir Uygulama Planı” sunulacaktır. Planın ana fikri faydası az, gerçekleştirilmesi çok daha zor ve zaman alıcı yollar yerine, esas maksadı tam karşılayacak kabiliyette bir çalışmanın nokta hedef olarak belirlenip, önceliğin buna verilerek, herhangi bir mevzuat ve müfredat değişikliği şartına da bağlı olmadan, tercihe bağlı olarak okutulacak bir eğitim programı olarak kabul ettirilmesine çalışmanın daha gerçekçi olduğu ve çok daha etkili ve çabuk ulaşılabilir bir alternatif olarak göründüğüdür.
Anahtar Kelimeler: İman Eğitimi, Din Dersi Kitapları Eleştirisi, Din Eğitiminde Alternatif Bir Model, İman Eğitiminde Yöntem Çözümlemeleri, İman Esaslarının Delile ve Araştırmaya Dayalı Anlatım Tarzı.
Criticism of Textbooks in Faith Education and an Alternative Model
Abstract
The main source work of our paper is the review file titled “A Critical Review of Textbooks in Faith Education, Methodological Analyses and Proposal of an Alternative Model with Sample Texts”, which is a resource/guidebook due to its comprehensive content on faith education. This file and the text of the paper emphasize that it is a widespread problem that current religion textbooks explain faith issues in the simplest, most superficial and unsatisfactory way possible. These texts, which explain the principles of faith with presuppositions that are accepted as true from the beginning and fail to demonstrate the style and style of proving, logicality, teaching based on research and explaining the truth with questions without dictation, which are the privileged characteristics of the Qur’an and Islam, completely trivialize our religion. However, it is necessary to explain the truth not with presuppositions and sentences of judgment, but with sentences of questions that are based on examination, questioning and evidence, that excite the heart and conscience, and that mobilize and operate the mind and intellect. It is clear that these lecture texts, which give the reader the message that there is no rational, logical justification and evidence for the principles of faith and that he is expected to believe in these principles of faith just as they are explained to him, and which have a completely subjective narrative without any logical justification and rational justification of the principles of faith and without any effort to persuade, cannot cause anyone to believe or strengthen their faith. In this age of reason, science and technology, any statement that is put forward and expected to be accepted must be justified and must be put forward with rational and logical evidence, and only in this way will it find its fulfillment in the mind, heart and conscience. Otherwise, they will remain empty claims and subjective words.
As a result of the examination of the chapters on faith in religion textbooks, it has been determined that the textbook texts overwhelmingly use an information method of dictation, i.e. dictation without evidence, far from persuasion, that the principles of faith are treated in an ordinary and superficial manner, and that the chapters that have the characteristics of evidence or that can constitute a reason and reason to believe are so few and of poor quality that they can be ignored. These course texts can be seen as dysfunctional and useless (in these respects), since they are not capable of enabling the reader to believe without doubt and hesitation, i.e. in an acceptable way, nor of strengthening his/her existing faith, nor of protecting and saving his/her faith.
The 370-page review file, after revealing the importance and priorities of the knowledge about faith, the methodology and the amount of teaching, and the jurisprudential ruling of not knowing the evidences of faith, criticizes the inadequacies of the chapters of religion textbooks that talk about the principles of faith in terms of both volume and quality, and analyzes the methods in faith education and presents sample texts on positive alternative methods. Finally, Journey of Discovery Treatise of Light (Risale-i Nur) Training Program and the content of the education book, in which the principles of faith are taught using the necessary procedures and methodology to be used in faith education, are proposed as an alternative teaching model/method. What is meant by the model is that the principles of faith are taught with a detailed content, with a sound logic, based on evidence and research (tahkikî). The methodology used in this evidence-based teaching method, the methods of analysis and argumentation, the connections established with current scientific approaches and the responses to opposing approaches, original definitions, methods of approach, conceptualizations and categorical evaluations are the intellectual infrastructure of a philosophy of science and include higher approaches in which the variability of scientific data will not affect the result and are built with a solid logical structure. This teaching style is presented in full detail in the review dossier and paper with sample texts and in the training book.
In this paper, we will present the issues addressed by the dossier and the results of the investigation, and in addition, we will present a “A Practical and Immediate Implementation Plan ” on how the necessary positive transformation in education can be realized. The main idea of the plan is that it is more realistic and seems to be a much more effective and quickly achievable alternative to try to determine a work that is capable of fully meeting the main purpose as a point target, to give priority to it, and to try to have it accepted as an education program to be taught as an optional education program, without being subject to any legislation and curriculum change conditions.
Keywords:Faith Education, Criticism of Religious Textbooks, An Alternative Model in Religious Education, Method Analyses in Faith Education, Evidence and Research-Based Expression of the Principles of Faith.
Kongre Bildirisinin Türkçe Tam Metni
İman Eğitiminde Ders Kitapları Eleştirisi ve Alternatif Bir Model
Bildirinin temel kaynak eseri, iman eğitimi konusundaki kapsamlı içeriği sebebiyle, bir kaynak/rehber eğitim kitabı mahiyetinde olan “İman Eğitiminde Ders Kitaplarının Eleştirel Bir İncelemesi, Yöntem Çözümlemeleri ve Örnek Metinlerle Alternatif Bir Model Teklifi” isimli inceleme dosyasıdır. (Sözüer 2023)
Bu dosya ve bildiri metni, mevcut din dersi kitaplarında imanî meselelerin âdeta mümkün olan en basit, yüzeysel ve tatmin edici olmaktan uzak ve detaysız bir şekilde anlatılmasının yaygın bir sorun olduğunu vurgulamaktadır. Baştan doğru kabul edilen ön kabullerle iman esaslarını anlatan ve Kur’ân ve İslâmiyetin ayrıcalıklı özelliği olan ispatiyecilik, mantıkîlik, tahkikî (araştırmaya dayalı) ders verme ve dikte etmeden soru cümleleriyle hakikati anlatma üslub ve tarzını ortaya koyamayan bu metinler, dinimizi tamamen sıradanlaştıran niteliktedirler. Hâlbuki ön kabuller ve hüküm cümleleriyle değil; incelemeye, sorgulamaya ve delile dayanan, kalb ve vicdanı heyecana sevk eden, aklı ve zihni harekete getirip işleten soru cümleleriyle hakikati anlatmak gereklidir. Okuyucuya inanç esaslarına dair herhangi bir aklî, mantıkî gerekçe ve delil bulunmadığı ve kendisinden, bu iman esaslarına anlatıldığı şekilde öylece inanmasının beklendiği mesajını veren ve iman esaslarını hiçbir mantıkî gerekçelendirme ve aklî temellendirme gayreti ve ikna çabası gözetmeden, tamamen subjektif bir anlatıma sahip bu ders metinlerinin, kimsenin inanmasına veya inancının kuvvetlenmesine sebep olamayacağı açıktır. İçinde bulunduğumuz akıl, bilim ve teknoloji çağında, öne sürülen ve kabul edilmesi beklenilen her türlü ifadenin muhakkak temellendirilmesi gereklidir ve aklî, mantıkî delilleriyle ortaya koyulmaları şarttır ve ancak bu surette akıl, kalp ve vicdanda karşılığını bulur. Yoksa boş iddialardan ve subjektif sözlerden ibaret kalacaklardır.
370 sayfalık inceleme dosyası, imana dair bilgilerin önem ve önceliklerini, nasıl bir yöntemle ve ne miktarda dersinin verilmesi gerektiğini ve imanın delillerini bilmemenin fıkhî hükmünü ortaya koyduktan sonra; din dersi kitaplarının iman esaslarından bahseden bölümlerinin hem hacim, hem de nitelik açısından yetersizliklerini eleştirmekte ve iman eğitiminde yöntem çözümlemeleri yaparak, olumlu alternatif yöntemlere ilişkin örnek metinler sunmaktadır. Son olarak, iman eğitiminde kullanılması gerekli usuller ve metodoloji kullanılarak iman esaslarının dersinin verildiği Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı ve eğitim kitabı içeriği, alternatif bir öğretim modeli/metodu olarak teklif edilmektedir. Modelden kasıt, iman esaslarının detaylı bir içerikle, sağlam bir mantık kurgusuyla, delile ve araştırmaya dayalı (tahkikî) olarak ders verilmesinden ibarettir. Bu delile dayalı ders metodunda kullanılan metodoloji, çözümleme ve delillendirme yöntemleri, güncel bilim yaklaşımlarıyla kurulan irtibatlar ve karşıt yaklaşımlara oluşturulan cevaplar, özgün tanımlar, yaklaşım metotları, kavramlaştırmalar ve kategorik değerlendirmeler, bir bilim felsefesinin fikri alt yapısı niteliğindedir ve bilimsel verilerin değişkenliğinin neticeyi etkilemeyeceği üst yaklaşımlar içermektedir ve sağlam bir mantık kurgusu ile inşa edilmiştir. Bu ders tarzı, inceleme dosyası ve bildiride örnek metinlerle ve eğitim kitabında tüm detaylarıyla ortaya koyulmuştur.
Bildiride, dosyanın ele aldığı konular ve inceleme sonuçları aktarılacak ve buna ilaveten, eğitimde gerekli olan müspet dönüşümün nasıl hayata gerçekleştirilebileceği hakkındaki “Pratik ve Beklemeden Hayata Geçirilebilir Bir Uygulama Planı” sunulacaktır. Planın ana fikri faydası az, gerçekleştirilmesi çok daha zor ve zaman alıcı yollar yerine, esas maksadı tam karşılayacak kabiliyette bir çalışmanın nokta hedef olarak belirlenip, önceliğin buna verilerek, herhangi bir mevzuat ve müfredat değişikliği şartına da bağlı olmadan, tercihe bağlı olarak okutulacak bir eğitim programı olarak kabul ettirilmesine çalışmanın daha gerçekçi olduğu ve çok daha etkili ve çabuk ulaşılabilir bir alternatif olarak göründüğüdür.
İnceleme dosyası, eğitim kitabı ve tüm eğitim materyallerini içeren Usb, ilgili tüm resmî kurumlara gönderilmiş ve dosya ile (alternatif bir model ve eğitim projesi olarak teklif edilen “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nın) dosyaya ekli eğitim kitabının, kamu faydasının ortaya koyulması için incelenmesi ve projenin değerlendirilme imkânının araştırılması talep edilmiştir. Dosyanın tanıtım sunumu ve videosu, inceleme dosyası, takdim yazısı-talep dilekçesi, detaylı konu fihristi, incelenen ders kitapları ve sayfa görüntüleri yüklü olduğu depolama alanının linki kaynaklar bölümüne eklenmiştir. Dosya içine, dosyanın hızlı ve kolay incelenme yöntemi eklenmiştir.
İnceleme dosyasının ortaya çıkış hikâyesi şöyledir: Yenilikçi bir iman eğitimi anlayışıyla hazırlanan, görsel destekli ve akademik nitelikli Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı’mızın eğitim kitabı ve görsel materyalleri ile birlikte okutulması talebimize cevap olarak Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nden, bizce projenin nitelik ve mahiyetine hiç uygun olmayan şu cevabı almıştık: “Okullarımızda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, seçmeli Kur’ân-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri mevcut olup kitapları da öğrencilerimize ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ediyoruz.”
Biz de din dersi kitaplarının iman esaslarından bahseden bölümlerini inceleyerek, mevcut olduğu ifade edilen derslerin kitaplarının içinde ne olduğunu, iman esaslarına ne kadar az yer verildiğini ve ayrılan yerde de ne derece yetersiz bir içerik sunulduğunu görmek ve göstermek istedik. İnceleme dosyasının tamamlanması için 1,5 seneden fazla bir zaman (toplam 20 ay) boyunca ciddî bir zihinsel efor sarf edildi ve büyük bir emek verildi.
Din dersi kitaplarının imanla ilgili bölümlerinin incelenmesi sonucunda, ders kitabı metinlerinde çok büyük bir oranla, ikna etme gayretinden uzak bir şekilde delilsiz kabul ettirme yani dikte etme şeklinde bir bilgilendirme usulü kullanıldığı, iman esaslarının sıradan ve yüzeysel biçimde işlendiği ve delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan bölümlerin ise yok sayılacak kadar az ve niteliksiz mahiyette olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu ders metinleri, ne okuyucunun şüphesiz ve tereddütsüz olarak yani makbul bir şekilde iman edebilmesini ve ne mevcut imanının kuvvetlendirilmesini ve ne de imanın korunmasını ve kurtarılmasını netice verebilecek kabiliyeti taşımadıklarından (bu yönleri itibariyle) işlevsiz ve faydasız görülebilirler.
İlkokuldan ilahiyat fakültesi dahil tüm din dersi kitapları, iman esaslarını ve imanın aklî delillerini, ansiklopedik tanımlar yapılan bir genel kültür özeti tarzında ve olabilecek en yüzeysel ve detaysız bir şekilde, 3-5 sayfayı geçmeyen metinlerle anlatmaktadırlar. Yani yapılan iş “iman dersi” vermek değil, “ansiklopedik tarzda genel kültür bilgisi vermek”ten ibarettir.
Din dersi kitaplarındaki şaşkınlık veren bir diğer üzücü tablo da şudur: Hem iman esaslarına ayrılan sayfa sayısında, hem delillerine ayrılan oranda ve hem de delillerin izah edilişindeki detay ve kalitede (çok büyük bir oranla) ileriye doğru bir gidiş değil, tam tersine bir geriye doğru gidiş yani büyük çaplı bir ters orantı mevcuttur. Lise kitapları ve Temel Dini Bilgiler kitapları, şaşırtıcı bir şekilde İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarından çok daha geridedirler. Ayrıca dinî alanda bir ihtisas okulu mahiyetindeki İmam Hatip lisesi ve ilahiyat fakültesi din dersi kitaplarının dahi, aynı şekilde ilköğretim ve ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarının çoğunlukla epey gerisinde kaldıklarını inceleme dosyamız tüm açıklığıyla ortaya koymuştur.
Bu ihtisas okulu kitaplarında inanmaya gerekçe ve delil teşkil edebilecek özellikte olmayan, örneğin akaid veya kelam ilmiyle ilgili bir sürü teknik ve tarihî bilgi verilmesi hiçbir anlam ifade etmiyor ve fayda vermiyor. Çünkü bu ekstra içeriklerin hiçbiri, akaid ilminin önceliği ve varlık sebebi olan temel maksadını, fonksiyonunu yerine getirmeye yani ders kitabının ifadesiyle “imanın gerçek, sağlam ve sarsılmaz, yakinî ve tahkikî bir seviyeye yükseltilmesine” hizmet etmiyor.
Devletin eğitim ve diyânet işleriyle vazifeli kurumları (herkesin dinini en doğru şekliyle öğrenmek maksadıyla eğitim alma hakları gereğince) dinin en önemli ve temel esası olan iman eğitiminin delile dayalı (tahkikî) olarak verilmesiyle yükümlüdürler. İmana ait delilleri milletine eğitim kurumları vasıtasıyla bildirecek, öğretecek elbette en başta devlettir ve insanların şahsî sorumluluklarından ayrı olarak, devletin dinî açıdan farz derecesinde bir kurumsal sorumluluğu vardır.
Din eğitiminin en önemli fakat ihmal edilmiş alanı olan iman eğitimindeki bu ciddî eksikliğin mümkün olan en kısa zamanda, pratik ve etkin biçimde giderilmesine katkıda bulunması için; iman esaslarının tüm detaylarıyla ve sağlam bir mantık kurgusu içinde aklî, mantıkî olarak ders verilmesi ve anlatılması maksadıyla oluşturulan eğitim projemizin, eğitim kitabı ve görsel materyalleri ile birlikte tetkik ve inceleme altına alınmasının ve toplumsal faydası yüksek bir eğitim/bilim/kültür projesi niteliğinde görülerek desteklenmesi, sahip çıkılması ve yaygınlaştırılmasının temin edilmesi maksadıyla gerekli girişimlerin başlatılmasının çok yerinde bir karar olacağına inanıyoruz.
370 sayfalık inceleme dosyası ve çözüm paketi içeriği, altı ana bölümden oluşmaktadır:
Birinci Bölüm: İmana dair bilgilerin önem ve önceliklerinin ortaya koyulması ve nasıl bir yöntemle ve ne miktarda dersinin verilmesi gerektiğinin çözümlemesi.
İkinci Bölüm: İman kurtarmak kavramının ve imanın delillerini bilmemenin fıkhî hükmünün çok önemli ve çarpıcı tespitlerle ortaya koyulması.
Üçüncü Bölüm: Din dersi kitaplarının iman esaslarından bahseden bölümlerinin örnek ders kitabı metinleriyle incelenmesi ve iman esaslarıyla ilgili ders içeriklerinin hem hacim itibariyle, hem de nitelik açısından yetersizliklerinin eleştirilmesi. Ayrıca iman eğitiminde yöntem çözümlemeleri yapılarak, olumlu alternatif yöntemlere ilişkin örnek metinlerin sunulması.
Dördüncü Bölüm: “Eğitimde Şekil(format)perestlik Hastalığı ve Fonksiyonellik (kullanışlılık, faydalılık ve maksada uygunluk) Kriterinin Önemi”.
Beşinci Bölüm: İman eğitiminde yenilikçi bir eğitim programının alternatif bir model olarak teklif edilmesi. (Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı Resmi Sunum Dosyası)
Altıncı Bölüm: Eğitim Projesi’nin Her Türlü Serbest Kullanım, Basım ve Yayım Hakkı: Bir önceki maddede takdim edilen ve iman esaslarının tüm detaylarıyla ve sağlam bir mantık kurgusu içinde aklî, mantıkî olarak ders verilmesi ve anlatılması maksadıyla oluşturulan eğitim kitabına ve eğitim programına ait görsel ve yazılı tüm içeriklerin her türlü serbest kullanım, basım ve yayım hakkının tarafımızca tanındığına dair noter muvafakatnamesinin sunulması. Bu sayede, eğitim kurumlarının telif hakkı engeline uğramadan program içeriklerini serbestçe kullanabilmelerinin yolunun açılması.
Bildirimizde, inceleme sonuçları aktarılacak ve buna ilaveten, eğitimde gerekli olan müspet dönüşümün nasıl hayata gerçekleştirilebileceği hakkındaki “Pratik ve Beklemeden Hayata Geçirilebilir Bir Uygulama Planı” ve “eğitim müfredatındaki eksiklik ve yetersizliğin, açık yüreklilikle ve dürüstlükle kabul edilmesi gerekliliğine” ilişkin bir çözümleme sunulacaktır. Planın ana fikri faydası az, gerçekleştirilmesi çok daha zor ve zaman alıcı yollar yerine, esas maksadı tam karşılayacak kabiliyette bir çalışmanın nokta hedef olarak belirlenip, önceliğin buna verilerek, herhangi bir mevzuat ve müfredat değişikliği şartına da bağlı olmadan, tercihe bağlı olarak okutulacak bir eğitim programı olarak kabul ettirilmesine çalışmanın daha gerçekçi olduğu ve çok daha etkili ve çabuk ulaşılabilir bir alternatif olarak göründüğüdür.
İnceleme dosyasında toplamda 19 adet din dersi kitabı inceleme altına alınmıştır. Bu kitaplardan lise (Ortaöğretim) İslâm-1 ders kitabında ve 12. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında iman esaslarına ait konu içeriği bulunmadığından incelenmemiştir. Dolayısıyla fiilen incelenen ders kitabı adedi 17 ve toplam 679 sayfadır.
1- Din dersi kitapları “imana ayrılan oran” incelemeleri
1- Diyânet İşleri Başkanlığı’nın “Dinim İslâm, Temel Bilgiler” Kitabı
İman ve İnsan başlığı 7 sayfa, Allah’a İman başlığı 15 sayfa, Meleklere İman başlığı 13 sayfa, Kitaplara İman başlığı 7 sayfa, Peygamberlere Iman başlığı 7 sayfa, Âhirete İman başlığı 7 sayfa, Kader ve Kazaya Iman başlığı 7 sayfadır. (Bölüm kapaklarıyla birlikte sayılan sayfa adedidir.) Kitap 416 sayfadır. İmana dair bahisler toplam 63 sayfadır. Dolayısıyla kitap içinde imana ayrılan oran % 15’dir.
2- İlköğretim (İlkokul, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu)
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi İlkokul 4.sınıfta, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu’nda haftada 2 saattir. Temel Dini Bilgiler dersi, Ortaokul’da 5-6. veya 7-8. sınıfta seçmeli olarak alınabiliyor. İmam Hatip Ortaokulu’nda ise zorunlu ders olarak 5-6-7. ve 8. Sınıflarda okutuluyor. Ortaokulda haftada 2 saat ve İmam Hatip Ortaokulu’nda 1 saat olarak veriliyor. Ders kitapları ortak ve 4 yıl içinde alınan toplam ders saatleri birbirine eşittir. İlkokul’da toplam ders saati 30’dur. Temel Dini Bilgiler dersi yoktur. Yalnız Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi İlkokul 4.sınıfta haftada 2 saattir. Toplam ders saatleri içindeki oranı %6,6’dır. Konu içeriği 113 sayfa tutan DKAB kitabında imana dair konular 18 sayfadır. Yani kitapta imana ayrılan oran %15,9’dur.
* İlkokul 4.sınıfta toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 1,0’dır.
Ortaokul’da toplam ders saati 35’dir. Temel Dini Bilgiler dersi 1 saat, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 2 saattir. Temel Dini Bilgiler dersi İslam-1’de imana dair konular 18 sayfa ve konu içeriği 119 sayfadır. İslam-2 kitabı konu içeriği 111 sayfa ve imana dair bir konu yoktur. İki kitap içinde imana ayrılan oran 7,8’dir. Yani Haftada 0,078 saat. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 4.sınıf kitabında 111 sayfada 5 sayfa, 5.sınıf kitabında 114 sayfada 25 sayfa, 6.sınıf kitabında 128 sayfada 21 sayfa, 7.sınıf kitabında 138 sayfada 33 sayfa ve 8.sınıf kitabında 125 sayfada 32 sayfa imana dair konulardan oluşmaktadır. 5 kitap içinde imana ayrılan oran %18,8’dir. Yani Haftada 0,376 saat. Bir haftada imana ayrılan toplam ders saati: 0,078+0,376=0,454 saattir.
* Ortaokul’da toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 1,29’dur.
İmam Hatip Ortaokulu’nda toplam ders saati 36’dır. Okutulan ders kitapları ve 4 yıl içindeki ortalama haftalık ders saatleri birbirine eşit olduğundan, bir haftada imana ayrılan toplam ders saati: 0,454 saattir.
* İmam Hatip Ortaokulu’nda toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 1,26’dır.
3- Lise (Ortaöğretim)
Liselerde toplam ders saati 40’dır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 9-10-11-12.sınıfta, haftada 2 saattir. Toplam ders saatleri içindeki oranı % 5’dir. Temel Dini Bilgiler dersi, 9-10 veya 11-12.sınıfta seçmeli olarak alınabiliyor ve haftada 2 saat. Toplam ders saatleri içindeki oranı % 5’dır. 4 yıl içindeki oranı %2,5. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 9.sınıf kitabında 120 sayfada 44 sayfa, 10.sınıf kitabında 126 sayfada 26 sayfa, 11.sınıf kitabında 135 sayfada 35 sayfa imana ait bölümler mevcut olup, 12.sınıf kitabında 137 sayfada imana ait içerik bulunmamaktadır. 4 kitap içinde imana ayrılan oran %20,2’dir. Yani Haftada 0,4 saat. Temel Dini Bilgiler dersi İslam-1’de imana dair konu bulunmamaktadır ve konu içeriği 100 sayfadır. İslam-2 kitabı konu içeriği 106 sayfa ve imana dair bölümler 25 sayfa’dır. İki kitap içinde imana ayrılan oran 12,1’dir. Yani Haftada 0,12 saat. (4 yıldaki ortalaması) Bir haftada imana ayrılan toplam ders saati: 0,40+0,12=0,52 saattir.
Liselerde toplam ders saatleri içinde (seçmeli dersler dahil) imana ayrılan oran % 1,3’dür.
4- İmam Hatip Liseleri
9. Sınıfta, Temel Dini Bilgiler dersinin (1 saat) toplam ders saatleri (40 saat) içindeki oranı %2.5’dir. Bu kitap içindeki imana ait bölümlerin oranı %17 ve 22 sayfadır. Toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 0,42’dir. 10. Sınıfta, haftada 2 saat olan felsefe dersinin göze çarpmasına rağmen, imanla ilişkili herhangi bir ders ortada görünmüyor. Toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 0,00’dır. 11. sınıfta, ortak ders saati toplamı olan 24 saate ek olarak, 16 saatlik sayısal dersler yer almaktadır. İmana ilişkin tek ders olarak Akaid dersi (1 saat) görünüyor. Toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 2,5’dur. 12. sınıfta, ortak ders saati toplamı olan 24 saate ek olarak, 18 saatlik sayısal dersler yer almaktadır. İmana ilişkin tek ders olarak Kelam dersi (2 saat) görünüyor. Kelam dersinin imanın delillendirilmesine ilişkin metodolojiyi öğretmesi beklenirken, kitap içinde sadece 3 sayfa imanla ilişkili görünüyor. 39-40. ve 41.sayfalarda “İman Bilgi İlişkisi” ve “Aklî ve naklî deliller” başlıklarında herhangi bir delillendirme yöntemi öğretilmiyor ve delillerin neler olduğu anlatılmıyor. Bu konuların sadece üstünden geçiliyor. Haftada iki saat verilen Kelam dersinin toplam ders saatlerine oranı % 5. İmana ait başlıkların ders kitabı içindeki oranı ise % 3,4. Toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran % 0,17’dir.
İmam Hatip Liselerinde “İmana Ayrılan Oran”ın Genel Ortalaması: 0,42 + 0,00 + 2,5 + 0,17 / 4 = % 0,77’dir.
5- İlahiyat Fakültesi
Toplam ders saati yarım dönem için 30 saat olarak görünmektedir. 4 senede toplam 6 yarıyıl (dönem) bulunmaktadır. Doğrudan imanla ilişkili ve “iman dersi” olarak nitelendirilebilecek dersler: 1.sınıfta “İslâm İnanç Esasları” tek dönem (haftada 2 saat), 2. ve 3. Sınıfta üç dönem “Sistematik Kelam” (haftada 2 saat) dersleri mevcuttur.
Toplam ders saatleri içindeki oranları şöyledir: İslâm İnanç Esasları dersinin tek bir yarıyıl içindeki oranı: %5’dir. 6 dönem içinde bu oran: % 0,83 olur. Kitap içinde imana ayrılan oran %100 olarak alınabilir. Sistematik Kelam dersinin tek bir yarıyıl içindeki oranı: %5’dir. 6 dönem içinde bu oran: % 2,5 olur. Konu içeriği 257 sayfa olan kitapta, imanla ilişkili bölümler toplam 108 sayfa tutmaktadır. Kitap içinde imana ayrılan oran: % 42’dir. Yani 4 yıllık öğretim döneminde, bu dersteki imana ayrılan bölümlerin oranı % 1,05’dir.
İlahiyat Fakültelerinde toplam ders saatleri içinde imana ayrılan oran 0,83+1,05= % 1,88’dir.
Not: Bu inceleme sonuçları, her bir okulun öğretim programları ve derslere ayrılan saatler tetkik edilerek çıkarılmıştır.
Üzücü ve Hazin Bir Tablo: İlkokuldan ilahiyat fakültesi dahil tüm din dersi kitaplarının imana ayırdıkları sayfa sayısı toplamı 679’dur. İman esaslarının araştırmaya ve aklî delillere dayalı olarak ders verildiği eğitim kitabımız ise 688 sayfadır. (Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı Temel/Kaynak Kitabı ve Akademik Ders Müfredatı) (Sözüer 2017)
Ders kitaplarının genel olarak %50lik bir kısmını görseller ve yan içeriklerin teşkil ettiğini de hesaba kattığımızda, ülkemizdeki tüm okullarda, bütün eğitim yıllarında ve tüm derslerde okutulan imana dair ders metinleri, eğitim kitabımızın hacminin ancak yarısı kadar yer işgal edebiliyor. Bu gerçekten çok üzücü ve hazin bir tablo olarak karşımızda duruyor. Bir sonraki bölümde aktaracağımız “İmanın Delillerine Ayrılan Oran” incelemesi ise bu hazin tablonun, işin aslında çok daha vahim ve tüyler ürpertici boyutta olduğunu ortaya koyuyor.
2- Din dersi kitapları “imanın delillerine ayrılan oran” incelemesi
Önemli Bir Bilgilendirme: İmana ayrılan oran incelemelerinde hesaplanan oranlar ve ders kitaplarında ayrılan sayfa sayıları, “genel anlamda imana temas eden” ve “imandan bahseden” bölümler seçilerek hesaplanmıştır. Bu içeriklerin çok büyük bir bölümü ise “gerçek manada imandan bahsetmek ve iman hakikatlerini ders vermek ve delilli olarak anlatmak” mahiyetinde değildir. Aşağıdaki “imanın delillerine ayrılan oran” incelemesinde, gerçekte bu oranların çok daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.
Not: Aşağıda belirtilen sayfa sayıları, “gerçek sayfa sayıları”dır. Yani ders kitapları içindeki yan içeriklerin yaklaşık %50 lik bir oran teşkil ettiği göz önüne alınarak (yani görseller ve bilgi kutuları vs. çıkarılarak) hesaplanan sayfa sayılarıdır.
İlköğretim (ilkokul, ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu) din dersi kitaplarına baktığımızda, 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Ünite olan “Allah İnancı”nda 1,5 sayfa, 7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Ünitede “Dünya ve Ahiret Hayatı” başlığında 2 sayfa, 8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Ünitede “Kader ve Kaza İnancı” başlığında 2,5 sayfa delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan yegâne parçalardır. İlköğretim Temel Dini Bilgiler kitaplarının her ikisinde de, delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan bir bölüm bulunmamaktadır.
İmam Hatip Lisesi din dersi kitaplarına baktığımızda, Temel Dini Bilgiler kitabının 1. Ünitesi olan “İnanç Dünyamız”da Allah’a iman başlığında yarım sayfa ve Meleklere İman başlığında yarım sayfa, Akaid Ders Kitabında 3. Ünite olan “Allah’a İman”da Allah’ın Varlığı ve Birliği başlığında 2,5 sayfa, 5. Ünite olan “Peygamberlere ve Kitaplara İman”da Peygamberlere Olan İhtiyaç başlığında yarım sayfa, 6. Ünite olan “Âhirete İman”da Ahiret Hayatının Varlığının Delilleri başlığında 2 sayfa, 7. Ünite olan “Kader ve Kazaya İman”da 2 sayfa delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan yegâne parçalardır. Kelam Ders kitabında ise delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan bir bölüm bulunmamaktadır.
Lise din dersi kitaplarına baktığımızda, 10. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının 1. Ünitesi’nde Allah’ın Varlığı ve Birliği bölümünde 2 sayfa, 11. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının 1. Ünitesi olan Dünya ve Âhiret içinde 1 sayfa delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan yegâne parçalardır. Lisede okutulan Temel Dini Bilgiler kitaplarının her ikisinde de, delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan bir bölüm bulunmamaktadır.
İlahiyat Fakültesi din dersi kitaplarına baktığımızda, İslam İnanç Esasları ders kitabının 3. Ünitesi olan Allah İnancı’nda Allah’ın Varlığını Kanıtlayan Deliller başlığında 5 sayfa, 6. Ünitesi olan Peygamber İnancı’nda Peygamberliğin Gerekliliği başlığında 1,5 sayfa, 7. Ünitesi olan Âhiret İnancı’nda Âhiret Âleminin İmkan ve Gerekliliği başlığında 2,5 sayfa, 8. Ünitesi olan Kader İnancı’nda Kur’an’da Kader ve Kaza başlığında 2,5 sayfa, Sistematik Kelam ders kitabının 5. Ünitesi olan Allah’ın Varlığı’nda aynı isimli başlıkta 7 sayfa, 7. Ünitesi olan Allah-İnsan İlişkisi’nde Takdir ve Sünnet-i İlahiye başlığında 4 sayfa, 8. Ünitesi olan Nübüvvet’te Peygamberliğe Duyulan İhtiyaç başlığında 4 sayfa, 10. Ünitesi olan Ruhani Varlıklar’da Melekler başlığında 1 sayfa delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan yegâne parçalardır.
Bu incelemenin sonucu, “imana ayrılan oran” incelemelerimizden çok daha vahim bir tabloyu gözler önüne seriyor:
* İlköğretimin 5 senesinde verilen 7 adet din dersi kitabında 6 sayfa
* 4 senelik ortaöğretimde (lise) verilen 6 adet din dersi kitabında 3 sayfa
* 4 senelik İmam Hatip Lisesi’nde verilen 3 adet din dersi kitabında 8 sayfa
* 4 senelik İlahiyat Fakültesi’nde verilen 2 adet din dersi kitabında 23,5 sayfa
Delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan parçalardan oluşmaktadır. Toplam 40,5 sayfa.
Bu sayfa sayısı gözünüze fazla görünmesin. Söz konusu olan bir insanın altı iman esası için tüm tahsil hayatı içinde karşılaşacağı inanmaya gerekçe ve delil teşkil edebilecek mahiyetteki metinlerdir. Zaten bu metinlerin mahiyetini dosyamızda inceleyerek açık bir şekilde ortaya koyduk ki, nitelikleri itibariyle pratikte yok hükmünde sayılacak özelliktedirler. 40,5 sayfa hem imam hatip lisesi hem de ilahiyat fakültesi okunursa söz konusudur. İlahiyat okunmazsa 17 sayfaya ve imam hatip lisesi de okunmazsa 9 sayfaya düşüyor.
Delil niteliği taşıyan veya inanmaya gerekçe ve sebep teşkil edebilecek özellikte olan bölümlerde yer alan delil ve gerekçeler gayet detaysız ve zayıf niteliktedirler. Zaten yukarıda belirtilen sayfa içeriklerinin yarısı kadarı delil niteliği taşımayan metinlerdir. Delil niteliği taşıyan metinlerin ise tamamı detaysızdır ve tatmin edici olmaktan uzaktırlar, hem de çoklukla sadece delillerin isimleri ve neler olduğu kabaca sıralanmıştır, açıklanmamıştır. Yani işin esasında delil niteliği taşıyan metinler grubuna aldığımız metinlerin çoğu, sadece kategorileri itibariyle bu gruba alınmış olup, gerçek manada delil niteliği taşımamaktadırlar.
İnceleme Sonucu: Bu üzücü durum göz önüne alındığında, “bir insanın şüphesiz ve tereddütsüz olarak yani makbul bir şekilde iman edebilmesi için hiçbir içerik sunulmadığı ve bu yönde ihtiyacı karşılayacak bir dersin verilmediği” çok rahatlıkla ve kesin olarak söylenebilir.
3- Pratik ve beklemeden hayata geçirilebilir bir uygulama planı
Bu bölüm, eğitimde gerekli olan müspet dönüşümün nasıl hayata geçirilebileceği hakkındadır.
Artık toplumda insan inşasının devlet eliyle yapılmasına büyük ihtiyaç vardır. Çünkü zamanımızda gelinen noktada manevî tahribat çok yaygın ve geniş bir alanda ve çok hızlı gerçekleşiyor. Bireysel veya kurumsal çabalar (dernek ve vakıflar vs.) bu işe yetmez ve yetemez. Daha fazla geç kalınmadan devletimizin eğitimde gerekli değişimleri yapması gerekiyor.
Bu arada “toplumun sekülerleşmesi”nin ve maneviyattan hızla uzaklaşmasının, tek ve en kuvvetli sebebi olarak siyasî parti ve hükümetleri gören bazılarının düşüncesi, kanaatimizce gerçek dışı bir abartıdan ibarettir. Bunun bizce en kuvvetli sebebi, 30 sene önce başlayan ve giderek inanılmaz bir hızla yaygınlaşan ve hayatın her alanını istila eden özel televizyonlar, internet ve cep telefonlarıdır.
Çözümün ise bir toplumsal dönüşüm projesi mahiyetindeki Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı yani Risale-i Nur’un eğitim müfredatına entegre edilmesi projesi olduğuna inancımız tamdır. (Bununla bir müfredat değişikliğini ve bir ders kitabının kabul ettirilmesini değil, isteğe bağlı katılım sağlanabilecek bağımsız ve puan/sınav sistemi olmayan bir eğitim programını n kabul edilmesini kastediyoruz.) Dosyamızın beşinci bölümünde eğitim programımızın nasıl ve ne şekillerde değerlendirilebileceğini maddeler halinde sıraladık.
Bu bölümde, teklif ettiğimiz eğitim projesinin ve eğitimde müspet dönüşümün nasıl en pratik ve kolay bir şekilde ve beklemeye ihtiyaç olmadan ve en etkili ve çabuk sonuç verecek bir tarzda hayata geçirilebileceğine dair bir uygulama planından bahsetmek istiyoruz. Şöyle ki:
Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “aklî ve dinî ilimlerin bir arada okutulmasıyla beraber, birbirleriyle barıştırılması ve kaynaştırılması”nın özel ismidir “Medresetüzzehra eğitim yaklaşımı”. Katıldığımız eğitim toplantılarında gördük ki, bu gayeye ulaşmak için şu an için çok ütopik olan şeyler gerçekleştirilmeye çalışılıyordu. Her bir ders için ve her bir yaş grubu için ayrı ayrı ders kitabını bu yönde dönüştürerek telif etmek gaye ittihaz ediliyordu. Halbuki bu çok zaman ve insan sayısına muhtaç. Yüzlerce yazar ve yüzlerce kitaptan bahsediyoruz. Hem bir taraftan kabul görmesi için eğitim müfredatına uygun olması gerektiği ifade ediliyordu. Halbuki Talim ve Terbiye Kurulu’nun sıkı kuralları (yani din dersi dışında dinî bir anlayışla, bir yaratıcının varlığını kabul eden ve ona göre ders veren bir ders kitabı yazılması yönündeki engeller) devam ediyordu. Bizim ise yüzlerce, binlerce kitabı dönüştürmek yerine çok daha gerçekçi, pratik, kolay ulaşılabilir ve kısa zamanda netice alınabilir ve hemen uygulamaya geçirilebilir bir alternatif teklifimiz vardı.
Tek tek derslerin ve her bir ders kitabının “Medresetüzzehra eğitim yaklaşımı”na uygun bir anlayışla dönüştürülmesi güzel ve gerekli de olsa, bizce öncelikli olarak gereken (ve her daim bize lâzım olan), müstakil bir dersle iman hakikatlerinin tüm detaylarıyla ve sağlam bir mantık kurgusuyla anlatılmasıdır. Zaten bir fizik dersini din dersine dönüştüremezsiniz. Kapsamlı ve içerikten taviz vermeden anlatmaya da zamanınız yetmez. Zamanınız yetse, öğrencinin iki yoğun içeriği birlikte almaya, sizin de anlatmaya takatiniz yetmez. Dolayısıyla bizim kesin kanaatimiz, bu işin ancak bağımsız bir ders veya eğitim programıyla yapılabileceği yönündedir. Bu ise, iman hakikatlerinin detaylı bir içerikle, sağlam bir mantık kurgusuyla, delile ve araştırmaya dayalı (tahkikî) olarak ders verilmesi ihtiyacının karşılanması maksadına çok daha kolay ve çabuk ulaştıracak etkili bir yöntem olacaktır.
Yine aynı şekilde Risale-i Nur eserlerinin okutulması talebinin ise, Risale-i Nur’un bir ders kitabı formatında olmaması, hacimce büyük olması ve lisanındaki zorluk vs. gibi muhtelif nedenlerle bu talebin yani Risale-i Nur’un ders kitabı olarak okutulması manasının ancak haricî bir eğitim kitabı ile gerçekleştirilebileceği kanaatindeyiz.
Burada şu pratik gerçekler var. Yüzlerce kitabın müspet şekilde (bir yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim anlayışıyla) dönüştürülmesi alternatifi çok zahmetli, zaman alıcı, müfredat ve mevzuat yönünde engeller içeren, çok sayıda yazar gerektiren, çok daha maliyetli, okutulmaya devam eden kitapların beş yıllık sözleşmeleri nedeniyle mevcut kitapların yerini almaları pratik anlamda zorluk içeren ve en önemlisi de yukarıda bahsettiğimiz nedenle (yani iki yoğun içeriğin tek bir derste verilmesinin pratikte mümkün olmaması nedeniyle) etkili sonuç alma ve maksada ulaştırma açısından kullanışsız bir yöntemdir. Bu konuyla ilgili soru tarzında şöyle çarpıcı bir tespitimiz var. Aşağıya aktarıyoruz:
“Hangisi daha gerçekçidir acaba diye soruyoruz. Mevcut müfredat paralelinde çok sayıda kitabı uzun zamanda, çok zahmetle ve fakat az faydayla ve esas maksada ulaştırmayacak düşük bir verim ile ortaya çıkarmaya çalışmak mı? Veya müfredat ve mevzuat engelleriyle ve toplumsal tepkilerle mücadele etmek gibi daha da zorlu bir yolu tercih etmek mi? (ki bu engeller aşılsa bile başka bir dersin kitabında iman hakikatlerine sınırlı yer ayrılabilir, bu da imanı tahkike çıkartmaya yetmez, bu yol burada yine tıkanıyor.)
Yoksa bu faydası az, gerçekleştirilmesi çok daha zor ve zaman alıcı yollar yerine, esas maksadı tam karşılayacak kabiliyette bir çalışmayı nokta hedef olarak belirleyip, önceliği buna vererek, herhangi bir mevzuat ve müfredat değişikliği şartına da bağlı olmadan, tercihe bağlı olarak okutulacak bir eğitim programı olarak kabul ettirmeye çalışmak mı daha gerçekçidir? Hangisi daha etkili ve çabuk ulaşılabilir bir alternatif olarak görünüyor?”
İmanî hakikatlerin tüm detaylarıyla anlatılmasının, ders kitaplarının müfredata uygun olarak tek tek müspet bir şekle dönüştürülmesiyle mi; yoksa bağımsız, müstakil ve müfredatı kendinden olan detaylı, kapsamlı bir tek eğitim programıyla mı olabileceği sorusuna en detaylı şekilde cevap veren ve karşılaştırmalı çözümlemesi, “Eğitimde Müspet Dönüşümün Başlatılması İçin Yöntem Tespiti ve Bir Acil Durum Planı” isimli 2. Yaratılış Kongresi sunumumuzda yapılmıştır. Kaynaklar bölümüne eklenmiştir, müracaat edebilirsiniz. (Sözüer, 2018)
Evet, gerçekten de toplumdaki bu büyük ve artık ertelenme ve gecikme lüksü bulunmayan zorunlu ihtiyaç (yani iman hakikatlerinin detaylı bir içerikle, sağlam bir mantık kurgusuyla, delile ve araştırmaya dayalı, tahkikî olarak ders verilmesi ihtiyacı) en çabuk, en kolay ve en etkili ve sonuç verecek bir şekilde bağımsız bir eğitim programı ile karşılanabilir.
* Sınav ve puan sistemi olmayan, herkesin katılma şartı bulunmayan yani zorunlu olmayan ve isteyenin katılabileceği bir eğitim programı ile bu ihtiyaç giderilebilir.
* Bu alternatifte herhangi bir mevzuat, müfredat değişikliği şart olmadığı gibi, mevcutta okutulmakta olan kitapların yerini alması gibi bir gereklilik ve bu yönde bir sıkıntı ve zorluk da olmayacaktır.
* Ayrıca isteyenin katılabileceği bir görsel destekli eğitim programı ve ders niteliğinde olacağından, böyle bir eğitimin verilmesi ve rehber/kaynak eğitim kitabının okutulmasında muhtemel toplumsal tepkiler de oluşmayacaktır.
* Bu programın zorunlu olmaması sebebiyle eğitici ihtiyacının karşılanması yönündeki sıkıntı da en düşük düzeyde olacaktır.
* İman hakikatlerinin tüm detaylarıyla ve sağlam bir mantık kurgusuyla anlatılması sebebiyle de (yüzlerce ders kitabı müspet şekilde dönüştürülse bile ancak damla damla verilebilecek ve etkili ve fonksiyonel olmayacak yetersiz içerik yerine) en etkili ve çabuk sonuç verecek bir alternatif eğitim yöntemi olacaktır.
* Beklemeye ve ertelemeye gerek kalmadan, çabuk ve hızlı bir şekilde uygulanabilir ve hayata geçirilebilir. Toplumsal tepki almaz. Mevzuat, müfredat değişikliği gerektirmez.
* Maliyeti çok düşüktür. Çünkü materyalleri ve eğitim kitabı kullanıma hazırdır. (Üzerinde profesyonel bir işçilik yapılması istenebilir ve gerekebilir fakat önemli olan ana metnin ve programın hazır olmasıdır.)
* Ayrıca eğitim kitabını ve program içeriklerini hazırlayan kişi, bu içeriklerin kullanılmasında ve kitabının yayınlanmasında telif ücreti istemediğini ve bu yöndeki maddî haklarından vazgeçtiğini noter muvafakatnamesiyle kayıt altına almıştır. Bu yönüyle de ek bir maliyet gerektirmeyen benzersiz bir eğitim projesidir.
* Bizim talebimiz temel olarak eğitim kitabımızın zorunlu din dersi müfredatına alınması veya mevcut din dersi kitabının yerine okutulması değil. Hatta seçmeli bir ders veya yardımcı ders kitabı olması bile şart değil. (Olursa memnun oluruz o ayrı.) Zaten mevcuttaki din dersi kitap ve müfredatının ele aldığı konu içeriği ile eğitim kitabımızın ele aldığı konu içeriği birbirinden tamamen farklı nitelikte. Biz sadece iman esasları alanında, iman hakikatlerinin detaylı bir içerikle, sağlam bir mantık kurgusuyla, delile ve araştırmaya dayalı (tahkikî) olarak ders verilmesi ihtiyacını karşılayacak bir içerik hazırladık. Eğitim kitabımız, mevcut din dersi kitaplarının (müfredatta zaman ve yer ayrılmaması sebebiyle) yer veremedikleri fakat çok ihtiyaç olan bir konuyu ele alıyor. Biz müfredatta olmayan ve fakat çok gerekli ve önemli yeni bir eğitim içeriği teklif ediyoruz. Bu eğitim içeriğinin ise, isteğe bağlı olarak katılım sağlanabilecek görsel destekli bir eğitim programıyla verilmesi ve eğitim kitabının okutulması fazlasıyla yeterli olacaktır ve maksadı karşılayacaktır. Zaten din dersinin zorunlu tutulması ve sınav/puan sistemine tâbi olması hem öğrenciler hem de toplumsal tepkiler açısından çok doğru ve verimli olmuyor.
* Serbest katılım esaslı olmasını öngördüğümüz bu eğitim programına öğrencilerin katılımını sağlayacak ve teşvik edecek bazı formüller (eğitim programının ders kredisi olarak sayılması, not ortalamasına olumlu etki etmesi, sınavlarda konuyla ilgili soru çıkması vs.) düşünülmesi gereklidir. Program sonunda katılımcılara sertifika verilmesi, eğitim programına katılım zorunlu olmasa da sertifika almak için devam mecburiyetinin bulunması ve katılım sertifikasının alınmasının da, merkezi yerleştirme sınavı ve okul başarı puanına olumlu etki etmesi ve üniversiteler için ise programa katılım kaydının ders kredisi olarak geçerli sayılması, merkezi yerleşme sınavları gibi bazı sınavlarda konu ile ilgili birkaç sorunun sorulması gibi formüller bir arada uygulanabilir. Ayrıca programa katılımın sağlanması için eğitim programının gerekliliği, önemi ve faydası anlatılmalı. Bu konuda teknik mevzuata hâkim olmadığımdan, eğitim programına öğrencilerin katılımını sağlayacak ve teşvik edecek uygulanabilir formüllerin geliştirilmesini yetkili birimlere havale ediyorum.
4- Eğitim müfredatındaki eksiklik ve yetersizlik, açık yüreklilikle ve dürüstlükle kabul edilmelidir. Zararın neresinden dönülse kârdır.
İman ve ibadet eğitiminin tahkikî (delile ve ikna etmeye dayalı) olarak ders verilmesi noktasında, mevcut tüm din dersi kitapları, sadece (sanki) var denilsin diye ortada görünmekte olan fakat işlevsizlikleriyle işin aslında yok hükmünde olan mahiyettedirler. Şimdi bu durumda iki ihtimal ortaya çıkmaktadır:
1- Ya bize denilecek ki, sizin maksadınız olan ders içeriği (yani delile ve iknaya dayalı tahkikî iman ve ibadet dersi), zaten mevcut derslerin hedefleri (isimlerinden de anlaşılacağı üzere) farklı olduğundan verilmemektedir. Yani maksad sadece bir “din kültürü ve ahlak bilgisi” vermektir. Genel bir kültür bilgisi edindirme amacına uygundur bu ders metinleri.
Peki acaba “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” ders kitaplarından daha nitelikli içerik ortaya koyamayan ve çoğu yerde “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” ders kitaplarından bile geride ve niteliksiz kaldıklarına şaşkınlıkla şahit olduğumuz “Temel Dinî Bilgiler”, İmam Hatip Lisesi Akaid ve Kelam ve İlahiyat Fakültesi İslâm İnanç Esasları ve Sistematik Kelam ders kitapları için ne bahane ve gerekçe ortaya koyulacaktır, çok merak ediyoruz.
2- Veya denilecek ki, bunlar zaten eksik veya hatalı değildir. Tam da olması gerektiği gibidir. Din, iman, ibadet dersi böyle verilir ve böyle verilmesi de gayet uygun ve faydalıdır. Biz imanın delile ve gerekçeye dayalı olarak ders verilmesine ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz. Veya namaz ve ibadetin sizin gerekli gördüğünüz gibi, aklı ve kalbi ikna edici bir üslupla anlatılması gereksizdir.
Bu ikinci maddeyi öncelikle mevcuttaki din ders kitapları kabul etmez. Çünkü din dersi kitaplarında (örneklerini çok defa verdiğimiz gibi) tahkikî ve taklidî imanın farkı anlatılmış ve ancak tahkikî ve tafsilî imanın hayat içinde kendini gösterebileceği ve makbul imanın bu tarzda olduğu açıklıkla ifade edilmiştir. Diğer taraftan gençlerimizin ve toplumumuzun maneviyat, iman ve ibadet noktasında içinde olduğu perişan durum, bu ikinci ihtimali kökünden reddeder.
Birinci ihtimalin kabul edilmesi durumunda da, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi”, “Temel Dinî Bilgiler” vb. ders kitaplarının, ihtiyaca karşılık veremedikleri bir alan olan “araştırmaya, bilgiye ve delile dayalı iman ve ibadet eğitimi”ni karşılamak için dizayn edilmediklerinin kabul edilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü inceleme dosyamızda saklanması ve gizlenmesi asla mümkün olmayacak kadar açık bir şekilde tespit edilmiştir ki, mevcuttaki din dersi kitapları bu nitelikli ihtiyaca cevap verme kabiliyetinden tamamen uzaktırlar.
Gerçek manada bir iman dersi için (ve aynı zamanda namaz ve ibadetin gerçek mana ve hakikatini anlatmak için) ne gerekli yer ayrılmıştır ne de bu yönde nitelikli bir içeriğe yer verilmiştir. Bu nedenle artık “Şu şu dersler vardır ve kitapları da ücretsiz olarak dağıtılmaktadır” demenin manası ve kabul edilebilirliği kalmamıştır. Çünkü dosyamızda açıklıkla tespit edilmiştir ki, tahkikî (delile ve gerekçeye dayalı) iman dersi anlamında mevcut ders kitaplarındaki imana ait neredeyse tüm konu içerikleri, yok hükmünde sayılacak kadar niteliksizdirler. O halde bu yönde bir içeriğin (yani delile ve iknaya dayalı tahkikî iman ve ibadet dersinin) eğitim müfredatı içinde mevcut olmadığı açık yüreklilikle ve dürüstlükle kabul edilmelidir.
Biliyoruz bu eksikliğin kabul edilmesi, eğitim kurumlarını iki ayrı ihtimalle daha karşı karşıya getirecektir zorunlu olarak. Tahmin ediyoruz ki, tam da bu nedenle mevcut eksiklik ve yetersizlik kabul edilmek istenmemektedir.
Bu iki ihtimal de şudur: Ya eğitim kurumları, bu nitelikli ihtiyacı (yani delile ve iknaya dayalı tahkikî iman eğitimini) önemsememektedir veya öneminin bilinmemesi mümkün olamayacağı için, böyle bir içeriğe eğitim müfredatında yer verilmemesiyle, yıllardır devam edip gelen ve mazeret kabul etmeyen vahim bir hataya ve ağır bir ihmale sebep olunmuştur.
Artık ertelenmesi imkânı bulunmayan bu zorunlu ihtiyacın kabul edilmesi ve mevcuttaki ders kitaplarının “yer veremedikleri” tahkikî iman dersi için, en azından bağımsız ve isteğe bağlı olarak katılım sağlanabilecek bir iman eğitimi ders programının ve eğitim kitabının eğitim sistemi içinde yerini bulması gerekmektedir.
Çünkü din dersi kitaplarının bu ağır ithamdan ve devlet kurumları ve yöneticilerinin de bu dehşetli manevî mesuliyetten kurtulmaları, ancak bu sayede mümkün olacaktır.
Yoksa yıllardır olduğu gibi, millet nazarında itham altında kalmaya ve bu büyük mesuliyeti yüklenmeye ve yüzbinlerce gencimizin ebedî hayatlarının mahvolmasına en birinci sebep ve vesile olunmaya devam edilecektir. Akıl, vicdan ve iman sahibi hiçbir kimsenin bu neticeyi kabul edebileceğini düşünmüyoruz. Zararın neresinden dönülse kârdır. Hatadan pişmanlık, verilen zararı düzeltme niyeti ve teşebbüsü ise tevbedir ve kefarete sebeptir.
Ebedî hayatların kurtuluşuna vesile olacak gerçek ve tahkikî iman eğitiminin devlet eliyle verilmesi, bu hizmete vesile olanlara âhirette kurtuluş senedi olacağı gibi, cumhuriyet tarihinin en büyük ve unutulmaz manevî hizmeti olacaktır.
Kaynaklar:
Sözüer E, Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı temel/kaynak kitabı ve akademik ders müfredatı, Cinius Yayınları. 2017
Sözüer E, İman Eğitiminde Ders Kitapları Eleştirisi ve Alternatif Bir Model, Yöntem Çözümlemeleri ve Örnek Metinler, İnceleme Dosyası ve E-Kitap, Google Books 2023, Türkçe ve İngilizce version.
https://drive.google.com/drive/folders/1H8rWs5QHlHeElokEHb2drCD2knExITL2?usp=sharing
Yukarıdaki adreste inceleme dosyasının tanıtım sunumu ve videosu, inceleme dosyası, resmi makamlara takdim yazısı-talep dilekçesi, detaylı konu fihristi, incelenen ders kitapları ve sayfa görüntüleri yüklüdür. İnceleme dosyasının Google Play ve Google Books ücretsiz E-kitap adresleri ise aşağıdadır. (Tamamı önizlenebilir ve pdf olarak indirilebilir.)
https://play.google.com/store/books/details?id=gljTEAAAQBAJ&pli=1
https://books.google.com.tr/books/about?id=gljTEAAAQBAJ&redir_esc=y&hl=tr
Sözüer E, 2. Yaratılış Kongresi Sunum Videosu ve Tebliğin Tam Metni, Eğitimde Müspet Dönüşümün Başlatılması İçin Yöntem Tespiti ve Bir Acil Durum Planı, 2018. https://wp.me/p6RGG1-1c9
