KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri

Uygulama Planımız, Âdeta Bugün Yaşananları Önceden Görmüş Gibi Konuşmuş!

Yorum bırakın

Uygulama Planımız, Âdeta Bugün Yaşananları Önceden Görmüş Gibi Konuşmuş!

Yeni müfredata gelen tepkiler ve evrim ve yaratılış konularında önce müspet yönde değişiklik yapılıp sonra kısmen geri çekilmesi hadiseleri hakkında ibret alacak ve ders çıkaracak olanlara önemle arz edip hatırlatıyoruz. Gerek eğitimde müspet dönüşüm gerekse evrim hakkında vahim hatalar yapılmaktadır. İşte buyrun:

 

Eğitimde gerekli olan müspet dönüşümün nasıl hayata gerçekleştirilebileceği hakkındaki, pratik ve beklemeden hayata geçirilebilir uygulama planının tam metninin adresi:

https://www.facebook.com/share/p/H8iS1M8mfJbDWd5P/?mibextid=oFDknk

“Hangisi daha gerçekçidir acaba diye soruyoruz. Mevcut müfredat paralelinde çok sayıda kitabı uzun zamanda, çok zahmetle ve fakat az faydayla ve esas maksada ulaştırmayacak düşük bir verim ile ortaya çıkarmaya çalışmak mı? Veya müfredat ve mevzuat engelleriyle ve toplumsal tepkilerle mücadele etmek gibi daha da zorlu bir yolu tercih etmek mi? (ki bu engeller aşılsa bile başka bir dersin kitabında iman hakikatlerine sınırlı yer ayrılabilir, bu da imanı tahkike çıkartmaya yetmez, bu yol burada yine tıkanıyor)

Yoksa bu faydası az, gerçekleştirilmesi çok daha zor ve zaman alıcı yollar yerine, esas maksadı tam karşılayacak kabiliyette bir çalışmayı nokta hedef olarak belirleyip, önceliği buna vererek, herhangi bir mevzuat ve müfredat değişikliği şartına da bağlı olmadan, tercihe bağlı olarak okutulacak bir eğitim programı olarak kabul ettirmeye çalışmak mı daha gerçekçidir? hangisi daha etkili ve çabuk ulaşılabilir bir alternatif olarak görünüyor?”

Evet, gerçekten de toplumdaki bu büyük ve artık ertelenme ve gecikme lüksü bulunmayan zorunlu ihtiyaç yani iman hakikatlerinin detaylı bir içerikle, sağlam bir mantık kurgusuyla, delile ve araştırmaya dayalı (tahkikî) olarak ders verilmesi ihtiyacı en çabuk, en kolay ve en etkili ve sonuç verecek bir şekilde bağımsız bir eğitim programı ile karşılanabilir.

* Bu alternatifte herhangi bir mevzuat, müfredat değişikliği şart olmadığı gibi, mevcutta okutulmakta olan kitapların yerini alması gibi bir gereklilik ve bu yönde bir sıkıntı ve zorluk da olmayacaktır.

* Beklemeye ve ertelemeye gerek kalmadan, çabuk ve hızlı bir şekilde uygulanabilir ve hayata geçirilebilir. toplumsal tepki almaz. mevzuat, müfredat değişikliği GEREKTİRMEZ.

…. Biz müfredatta olmayan ve fakat çok gerekli ve önemli yeni bir eğitim içeriği teklif ediyoruz. Bu eğitim içeriğinin ise, isteğe bağlı olarak katılım sağlanabilecek görsel destekli bir eğitim programıyla verilmesi ve eğitim kitabının okutulması fazlasıyla yeterli olacaktır ve maksadı karşılayacaktır. Zaten din dersinin zorunlu tutulması ve sınav/puan sistemine tâbi olması hem öğrenciler hem de toplumsal tepkiler açısından çok doğru ve verimli olmuyor.

İkinci Konu: Evrim Konusunda Vahim Stratejik Hatalar Yapıldı ve Yapılmaya Devam Ediyor!

https://www.google.com/amp/s/www.gazeteduvar.com.tr/amp/sendikalardan-yeni-mufredata-tepki-tekkede-murit-mi-yetistiriyorsunuz-haber-1687027

https://evrimagaci.org/milli-egitim-bakanligi-biyoloji-mufredatinda-bir-yanlistan-dondu-ancak-evrimden-kacma-hatasini-surduruyor-17437

Doğru Akademik Yaklaşımlarla Ateistik Evrimi Etkisizleştirme Stratejileri

https://risaleinuregitimprogrami.com/2018/09/10/dogru-akademik-yaklasimlarla-ateistik-evrimi-etkisizlestirme-stratejileri/

Soruyoruz: Biz evrimi ve evrim taraftarlarını hiç bir kategoriye ayırmadan, tümünü reddetmeli miyiz? Ayrıca evrimi yaratılışın alternatifi, karşıt görüşü ve rakibi gibi görüp ve gösterip evrime, yani karşıt görüşümüz olarak gördüğümüz fikre cevap mı yetiştirmeliyiz? Bu soruları hem bir inanan, hem de akademik yaklaşım konusunda hassasiyeti olan biri olarak soruyoruz ve ateistik evrimin dışındaki iki gruptan biri olan ve “evrimi yaratıcının inşa mekanizması gören” ve ikinci grup olan ve “biz sadece süreçlerle ilgiliyiz, yaratıcı bizim konumuzun dışındadır, onunla ilgilenmiyoruz” diyenlere karşı nasıl tavır alınması gerektiğini çözümlüyoruz. Bu belirleyici tavrımız ve diğer tespitlerimiz, ateistik evrimi derhal etkisizleştirip “konu dışı” bırakmaktadır. Yazımızın hedefi çok açıktır: Ateistik evrimi temelinden söküp atmak…

Böyle kolay, etkili, akademik, incelikli ve stratejik bir yol varken evrim yerine yaratılışı koymaya çalışarak büyük bir hata ettiler ve onu da beceremediler gibi görünüyor. Halbuki onlar nasıl ki din ve yaratıcıyı konu (bilim) dışı bırakıp etkisizlestirmeye çalışıyorlarsa, asıl biz aynı silahla evrimi etkisizleştirebilirdik. Ama tabi evrimi yaratılışın rakibi ve ateizmle eşdeğer olarak görüp gösterdiğin zaman o önemli strateji silahı da elinden bırakmış oluyorsun! Ne yazık, sakalımız da yok ki, sözümüz dinlenmiyor. Belki bu tarz musibetlerin tokadı bir şeylerin fark edilmesine sebep olur. Sabit/ezber fikirlilik zararlıdır.

Yazının daha güncel ve geliştirilmiş versiyonu için:

Evrim Mekanizmaları, Yaratıcıya Olan İhtiyacı Ortadan Kaldırır Mı?

https://risaleinuregitimprogrami.com/2018/12/26/evrim-mekanizmalari-yaraticiya-olan-ihtiyaci-ortadan-kaldirir-mi/

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Yazar: Ediz Sözüer

Ediz SÖZÜER 1974, Ankara doğumludur. Gelir İdaresi’nde Gelir Uzmanı olarak görev yapmaktadır. “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı”, yazarın ilk etapta internet ortamında ücretsiz olarak yayınlanarak daha sonra basılmış ve tüm çalışmalarının üzerine bina edildiği temel ve kaynak kitap çalışmasıdır. Deneme mahiyetinde kaleme aldığı Risale-i Nur izah metinleri ve Risalehaber sitesinde makale yazmakla başlayan yolculuğu, Risale Akademi’de sunulmaya başlanan görsel destekli ve akademik temelli “Tabiat Risalesi Açılımları Seminerleri”yle devam etti. Manevî bir ilim hazinesi olan Risale-i Nur eserleri içindeki Kur’ânî hakikatlerin insanlığa mal edilmesinde ve toplum olarak muhtaç olduğumuz zihinsel dönüşümün gerçekleşmesinde önemli bir katkıda bulunma kabiliyetinin bulunduğuna inandığı kitap çalışmasını, hep bir proje kıymetinde gördü. Tamamlanan kitap çalışmasını daha geniş kitlelere ulaştırmak için, bu çalışmanın üzerine bina edilerek hazırlanmış ve “görsel bir kitap” mahiyetindeki “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nı iki haftada bir sürekli bir program olarak vermeye başladı. Ayrıca zaman zaman akademik eğitim faaliyetlerinde de “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı” ve “Risale-i Nur İzah Çalışmaları” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. 2018 yılında ise Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı'nın temel/kaynak kitap çalışması, din araştırma dalında "Altın Kalem Yazarlık Ödülü"ne layık görüldü. Kitap çalışması ve eğitim programının yazılı ve görsel tüm içerikleri, notere onaylatılmış muvafakatname ile her türlü serbest kullanım, basım ve yayım hakkı tanınmasıyla; başta Risale-i Nur’a, Kur’ân’a ve İslam’a gönül vermiş herkese ve tüm insanlığa mal edilmiştir. (Muvafakatnameye ana sayfadaki "Telif Hakkı Bildirisi" isimli menüden ulaşabilirsiniz) Bu çalışmalardan haberi olanlardan ciddiyetle istediği ve Risale-i Nur’a gönül vermiş insanlara samimiyetle ifade ettiği şudur: “Kıymetsiz ve önemsiz şahsıma değil, bu çalışmalar vesilesiyle Allah’ın bir nimeti olarak harika bir şekilde ortaya çıkan hakikatlere önem veriniz ve onlara sahip çıkınız. Sizden tek istediğim budur.”

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.