
“Meşru Demokrasi” Ruhu Şeriattandır; Hayatı da Ondandır! (16. Risale i Nur Kongresi Tebliği ve Eğitim Programı Dersi)
(Click Here for English Versiyon)
Yazı sonundaki seminer videosunun seyredilmesini hararetle tavsiye ediyoruz.
Özet
Bu çalışmanın amacı, bazı radikal düşünceye sahip insanların, demokrasiyi küfür rejimi olarak görmelerinin ve şeriatı ise, demokrasiye alternatif ve rakip bir yönetim sistemi zannetmelerinin, ne kadar hatalı bir yaklaşım olduğunun açık bir şekilde ortaya koyulmasıdır. Ayrıca Bediüzzaman Said Nursi’nin cumhuriyet ve meşrutiyet-i meşrua kavramlarına taraftar olup sahip çıkması nedeniyle, bu kavramlara itiraz edemeyen fakat demokrasiyi küfür (inkar) olarak görmeye devam eden bir zihniyetin vahim yanlışını ortaya koymak maksadıyla; demokrasinin, gerçek bir cumhuriyetin vazgeçilmez bir parçası olduğu ve temel olarak “padişahsız meşrutiyet”ten başka bir şey olmadığı, en çarpıcı şekilde ve sağlam bir mantıkî kurgu içinde incelenmiştir. Şeriatın, bir yönetim sistemi olmadığı, temel ilke ve kurallar bütünü olduğu ve İslamiyet tarafından yönetim şeklinin ne ve nasıl olacağının tavsiye edilmediği ve ortaya koyulmadığı; dolayısıyla bir yönetim sistemi (demokrasi) ile uygulama esaslarının (şeriat) birbiriyle kıyaslanamayacağı ve birbirinin alternatifi ve rakibi de olamayacağı, en kesin ve net bir şekilde çözümlenmiştir. Bununla beraber, çalışmamız ilahî hükümlerin oylanabileceğini ve ilahî hikmet ve takdire hürmet etmenin, demokrasiyle olan tabii (doğal) ilişkisini en mâkul bir tarzda ortaya koyulmuştur. Son olarak, temel şeriat kaidelerine herkesin uyması şartıyla, halkın kendi kendini yönettiği “meşru” (yani şeriat dairesinde) bir yönetim şeklinin, yani “meşru demokrasi”nin, şeriata (meşrutiyete kıyasla) çok daha fazla uygun düşen bir yönetim anlayışı olduğu en açık şekliyle tespit edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Meşru Demokrasi, Meşrutiyet, Şeriat, İnanç Hürriyeti, Yönetim Sistemi ve Rejim.