KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri


Yorum bırakın

“Meşrutiyet-i Meşrua’nın Günümüzdeki Karşılığı Cumhuriyet” Değil, “Meşru (Şeriat Dairesindeki) Demokratik Cumhuriyet”tir.

“Meşru Demokrasi” Ruhu Şeriattandır; Hayatı da Ondandır!

Meşrutiyet-i meşrua: Bediüzzaman Said Nursi, 1900’lerin başında meşrutiyete ve hürriyete şeriat namına sahip çıkmıştır. Ancak özellikle hürriyetin yanlış yorumlanmaması gerektiğine vurgu yaparak, gerçek hürriyetin şeriat dairesindeki hürriyet olduğunu ifade ederek, meşru (yani şeriat dairesindeki) bir meşrutiyeti kabul ve dava ettiğini beyan etmiştir.
 
Demokrasi ve cumhuriyet arasındaki ilişkinin açıklıkla ortaya koyulması gerekiyor. Çünkü ne enteresandır ki, demokrasiyi kabul etmediği halde cumhuriyeti kabul ettiğini ve günümüzde meşrutiyetin karşılığının cumhuriyet olduğunu ifade edenler var. Ve ne yazık ki bu çarpık ve vahim derecede hatalı fikirlerini yine Üstad Bediüzzaman’la ilişkilendirerek yapıyorlar.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

“Ahlaksız Sanat” ve “Dinsiz Bilim” Olur Mu?

“Ahlaksız Sanat” ve “Dinsiz Bilim” Olur Mu?

“Ahlaksız sanat”? “İslamî sanat”? “Dinsiz bilim”? “İslamî bilim”?

Böyle ayrımlar ve tabirler uygun mudur acaba?

Sanat bir alettir, nasıl kullanırsanız öyle anlamını bulur.

Bıçak gibi… İnsan öldürmek için de, güzel yemekler yapmak için de kullanılabildiği gibi…

Veya içine girdiği kabın şeklini alan ve yönünü nereye çevirirseniz oraya giden su gibi…

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Demokrasiye Küfür Rejimi Demek Çok Önemli Bir Kategori Hatasıdır

DEMOKRASİYE KÜFÜR REJİMİ DEMEK ÇOK ÖNEMLİ BİR KATEGORİ HATASIDIR
 
Öncelikle demokrasi, padişahsız meşrutiyettir. (yani temel farkları budur.) Demokrasinin kökleri meşrutiyettedir. Demokrasiyi inkâr etmek isteyen, ya meşrutiyeti de inkâr etmeli veya bu açık gerçeği görmelidir. Bu açık gerçek görüldükten sonra ise, “meşru” (şeriat dairesinde) kaydıyla padişahsız bir yönetimin (yani meşru demokrasinin) aynı manayı (Bediüzzaman’ın kabul ve müdafa ettiği meşruta-yı meşrua’dan) daha mükemmel bir şekilde karşıladığını fark edeceksiniz.
Demokrasiye küfür rejimi demek, çok önemli bir kategori hatası yapmaktır. Ve televizyondaki bir programda inkâr sözleri işittiğinizde, televizyona küfür aleti veya kâfir demekten farksızdır. Çünkü nasıl ki televizyon bir cihazdır ve cihazların dinî inançları olmaz. Hangi programı yüklerseniz onu gösterirler. Aynen bunun gibi, demokrasi de bir yönetim sistemidir. Yönetim sistemlerinin dinleri olmaz. Küfre girmez, imandan çıkmazlar. Hangi temel kaideleri yüklerseniz ve nasıl uygulamalarda bulunursanız, (âdeta kabın şeklini alan su gibi) ona göre şekil alırlar.

Okumaya devam et


Yorum bırakın

Meşrutiyet mi, Yoksa “Meşru Demokrasi” mi Şeriata Daha Uygundur?

MEŞRUTİYET Mİ, YOKSA “MEŞRU DEMOKRASİ” Mİ ŞERİATA DAHA UYGUNDUR?

Şeriat; hukuk ilkeleri, temel prensipler ve genel kuralları içerir. Başlı başına bir yönetim sistemi değildir ve açıkçası İslamiyet’in temel esas ve kurallar haricinde önerdiği ve getirmiş olduğu bir yönetim sistemi de yoktur. Bu ise insanlığın gelişimi boyunca ona eşlik edecek olan ve kıyamete kadar hükmü devam edecek bir kurallar bütününün tam da olması gerekli şeklidir.

Artık birilerinin bir yönetim sistemi olan demokrasi ile dinle, ilahî kanunla aynı manaya gelen şeriat kavramının ancak yüzde birini ifade eden ve siyasete temas eden “uygulama esasları ve temel kaideler topluluğu” mahiyetindeki şeriat hükümlerini kıyaslamaktan vazgeçmesi gerekir. Bir yönetim sistemi ile uygulama esasları birbiriyle kıyaslanmaz ve birbirinin alternatifi de rakibi de olamaz zaten.

Okumaya devam et


7 Yorum

“Meşru Demokrasi” Ruhu Şeriattandır; Hayatı da Ondandır!

Slayt2

“Meşru Demokrasi” Ruhu Şeriattandır; Hayatı da Ondandır!

Yazı sonundaki seminer videosunun seyredilmesini hararetle tavsiye ediyoruz.

Bilgi Notu: Makale içinde “meşru” kelimesi, “şeriata uygun, şeriat dairesinde, şeriata aykırı olmayan” manalarında kullanılmıştır.

“Ruh-u meşrutiyet (şimdiki tabiriyle ve aynı manayı padişahsız ve daha mükemmel karşılayan şekliyle demokrasi) şeriattandır; hayatı da ondandır.” (Münazarat, Said Nursi)

Bazı radikal düşünceye sahip insanların, hatta Risale-i Nur birikimine sahip olan bazı kesimlerin, demokrasiyi sanki çok kötü bir şeymiş gibi veya küfür rejimi olarak göstermeye çalışmaları ve bunu Üstad Bediüzzaman ve Risale-i Nur üzerinden yapmaları nedeniyle bu çok önemli yazı içeriğini kaleme alma ihtiyacı hissettik. Deniliyor ki “meşrutiyet başka, demokrasi başkadır ve Bediüzzaman demokrasiyi savunmamıştır. Şeriata uygun olan yalnızca meşrutiyettir.” Okumaya devam et