Eğitimde Şekil (Format) Perestlik ve Fonksiyonellik (Kullanışlılık, Faydalılık ve Maksada Uygunluk) Kriteri
Yazımız, eğitimle ilgilenenlerin dikkatlerine özellikle arz edilir ve mana-yı harfi eksenli ders kitaplarıyla ve değerler eğitimiyle ilgili olanların kulakları çınlatılır!
Bir eğitim kitabı ve programında özellikle batı kaynaklı ders kitabı formatlarına yüzeysel bir biçimde uygunluk göstermeye kendini mecbur hissetmek ve bu alanda bir üretim yapan birine de ilk evvel bu şekil şartlarını sormak veya dayatmaya çalışmak gerçekten eğitimin ruhundan habersiz olmakla eşdeğerdedir diye kanaatimiz var.
Bizim bir eğitim uzmanı olmadığımız malum. Bir ders kitabı yazarı da değiliz, bu işlerin şekil şartlarını bilen ve kontrol eden bir ders kitabı inceleme komisyonunun üyesi de değiliz.
Fakat kesinlik derecesinde bildiğimiz bir şey var ki o da şudur: Mana şekilden önce gelir ve gelmeli. Maksada uygunluk ve ihtiyacı karşılama kriterleri ise her şeyden üstte tutulmalı. Çünkü esas üretim budur, diğerini o alanda teknik bilgiye sahip herhangi biri yapabilir. Pek uzmanlık işi sayılmaz yani. Veya sayılsa bile, sanattan sayılmaz. (İşin içine ruhunu katarak, bir sanatçı hassasiyetiyle ders kitabındaki çizimleri yapan grafikerler müstesna)
Bize de ilk sorulan sorular şöyleydi, Risale-i Nur Eğitim Programı’mızın temel/kaynak kitabı ve akademik ders müfredatı niteliğindeki eğitim kitabımız hakkında:
* Hangi seviyeye hitap ediyor? (ilk okul, orta, lise, üniversite vs.)
* Müfredat paralelinde ve formatında ders kitabı üretilmezse kabul edilmez. Sizin kitabınız bu formatta mı?
* Kazanımlar, ünite soruları vs. gibi şeyler var mı?
(Dikkat ederseniz sorular hep şekilsel ve yüzeysel. Muhtevaya ve maksadı karşılama kabiliyetine yani fonksiyonelliğine dair tek soru yok.)
Halbuki ilk ve tek sorulması gereken bunlar mı? Elbette değil. Önemli olan maksadı karşılayacak kabiliyette olan bir esas metnin ve içeriğin ortaya çıkmasıdır. Yani ana metin olan hamurun yoğrulmuş ve kıvamında bir şekil verilerek kullanılmaya hazır olmasıdır.
Zaten düşünün ki, bir yazar kitap yazmış. Hiç yazara, “kitabın dizgisi, editörlüğü, tasarımı, kapağı, sosyal medya tanıtım metinleri, sloganları ve afişleri hazır mı” diye sorulur mu? Bu yazarın işi değil ki! Tekrar vurguluyoruz: Esas önemli olan kitabın ana metninin ortaya çıkmasıdır. Esas önemli olan ve asıl zor olan ve herkesin başaramayacağı da budur. Yoksa bu işin tekniğinden anlayan herhangi bir dizgici o şekil şartlarına göre kitaba uygun şekli veriverir. Bunun için yıllar süren fedakarca çalışmalara, araştırmalara ve ilham gelmesine hiç ihtiyaç yoktur!
Bize ilk sorulması gereken, “bu çalışmalar maksadı karşılıyor mu? Ne derece fonksiyonel yani kullanışlıdır?” sorularıdır. Peki temel maksad nedir? Hemen hatırlatalım: “İmanı tahkikî hale getirerek kuvvetleştirmek ve kurtarmak.”
Zaten şekil şartları dedikleri şeyler nedir ki? Ne derece kullanışlı ve gerekli ve faydalıdır? Hangi öğretmen ve öğrenci okuyor ünite sorularını? Veya şu kazanımlar denen şeyin kime ne faydası var, “hah, ders kitabı ve müfredat formatına (şekil şartına) uygun olmuş.” demek ve dedirmekten başka!
Şimdi bu çalışmalar ortaya çıkmış, gelişmiş ve temel olarak kullanıma hazır hale getirilmiş. Zaten biz bir ders(in) kitabı(nı) yazmadık. Teknik şekil şartları da bizim işimiz değil zaten. Başka derslerin kitaplarının mana-yı harfi eksenli olarak yazılması ise ayrı işler. Bizden istenilmez. Biz temel maksad olan iman kurtarma maksadımızı karşılama kabiliyetinde şüphe olmayan bu hazır çalışmanın hemen vakit kaybedilmeden servis edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Fakat dediğimiz gibi biz müfredatta yer verilmeyen yeni bir şey talep ediyor ve sunuyoruz. Esas olan kendinden müfredatlı bu içeriği kabul ettirmektir. Müfredata uygun olması veya uydurulması talebi manasız ve imkânsız olur. Önemli olan kullanılacak ana metnin sağlam olarak ortaya çıkmış olmasıdır. Ders kitapları noktasında değil fakat Risale-i Nur Eğitim Programı noktasında ana metnimiz ve görsel materyallerimiz hazırdır. Bunun teknik anlamda eğitim kitabı formatında tasarımının yapılması meselesi ise bizim işimiz değil ve sorun olarak görülecek bir şey de değil. (ayrıca henüz profesyonel ve modern bir tasarım işçiliğinden geçmediği halde bu şekliyle bile kullanılabilir yeterlilikte zaten. Maksadı karşılama, kendisinden beklenilen fonksiyonu icra etme noktasında eksiksiz ve mükemmeldir denilebilir.)
“Hangi seviyeye hitap ediyor?” sorusuna da kısaca cevap vermek istiyoruz. Bilenlerce malumdur ki, Risale-i Nur eserleri bir çocuğun dahi anlayabileceği bir sadelik ile bir profesörün bile hayret edebileceği bir mana derinliği özellikle temsiller vasıtasıyla birlikte yakalabilmiş ayrıcalıklı bir anlatım tarzına sahiptir. Allah’ın bir lütfu ile eğitim kitabımız, resmî ve ilmî bir şerh tarzında olmayan, anlaşılanların ve hissedilenlerin kişisel bir paylaşım üslubunda okuyucuya sunulduğu, yazılı metne dökülmüş izahlar tarzında kaleme alınmış olmakla beraber; bir eğitim programı sistematiğine, akademik bir üsluba ve çok sağlam bir mantık kurgusuna da sahiptir. Her yaş ve birikimden okuyucularımızın teyidiyle, son derece anlaşılır ve küçük bir çocuğun bile kolaylıkla anlayabileceği bir tarzda hitap etmekle birlikte, mana derinliği de en üst seviyede olan metinlerdir. Dolayısıyla biz bu eğitim kitabı ve program içeriğini ortaöğretim ve üzeri her seviye için okutulmaya elverişli ve uygun görmekteyiz. İşte bakınız, kuralcı ve kalıpçı zihniyetin şartlanmışlıkları bu noktada da sınıfta kalmış oluyor.
Risale-i Nur Eğitim Programı’mızın takdiminden çarpıcı bir bölümdeki şu ifadelere lütfen dikkat ediniz:
“Yaklaşık 6-7 yıldır devam eden yoğun çalışmaların bir meyvesi olarak ortaya çıkan ortaya çıkan tablo şöyle: 2000 görsel ve 170 video kullanılan, devasa ve muhteşem bir çalışma, dünyada alanında bir ilk ve bambaşka bir deneyim. Metin ve görsel/interaktif, Türkçe ve İngilizce olarak dört ayrı versiyonda sunulan 12 küçük kitap (yani 48 küçük ve 4 büyük kitaptan oluşan toplam 52 adetlik kitap seti) ve 688 sayfalık temel/kaynak eğitim kitabı ve 1479 sayfalık Görsel/İnteraktif Versiyonu.
Bediüzzaman Said Nursi’nin 1900’lü yılların başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “aklî ve dinî ilimlerin bir arada okutulmasıyla beraber, birbirleriyle barıştırılması ve kaynaştırılması”nın özel ismi olan “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı”nın bilim felsefesini ve ders müfredatını oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden bir eğitim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında ciddî çözümlemeler ve felsefî altyapısı niteliğinde incelemeler ortaya koymayı hedefleyen eğitim programımız, Medresetüzzehra’nın prototip (fakat maksadı tam karşılayan ve eğitim kurumlarında okutulmaya elverişli) bir uygulaması olarak (tüm metin, video, sunum ve kitap dosyalarıyla) telif hakkı ve ücret talep edilmeksizin tamamen serbest kullanıma ve her türlü incelemeye açık olarak karşınızda ve elinizin altındadır.”
Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programımızın Resmi Sunum Dosyasını aşağıdan görüntüleyebilir ve indirebilirsiniz:
https://drive.google.com/open?id=0B2o_h9ejLDqQQzg2cnpuNjFhZlU
Şimdi bu meselenin diğer boyutları ile ilgili size kaynak bir kitap çalışmasının ismini ve adresini vereceğiz. Bu çalışmada bazı temel tespitler var. Özellikle aşağıya yazdığımız başlıkların okunmasını arzu ve tavsiye ediyoruz ki, zihninizde eğitim projemiz ve kitabımız hakkında bir resim oluşsun.
Risale-i Nur’u İnsanlığa Mal Etme Çabası: İzah Çalışmaları
* Medresetüzzehra Hayali Nasıl Gerçekleşecek?
* Risale-i Nur Nasıl Ders Kitabı Olarak Okutulabilir?
* Risale-i Nur’un Eğitime Entegrasyonu ve Medresetüzzehra’nın Uygulamalı Bir Modeli
* Risale-i Nur’un Takdimi ve Eğitime Entegrasyonunda Yöntem Tahlilleri
* Risale-i Nur Eksenli Din Dersi Kitabı Hakkında Çözümlemeler
* Eğitimde Müspet Dönüşüm İçin Hangi Yöntem Gerçekçi ve Öncelikli?
