KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri

İman Hizmetinde Yardım ve Destek Talebine Karşılık Vermemek Ne Anlama Gelir? Manevî Mesuliyeti Yok Mudur?

Yorum bırakın

İman Hizmetinde Yardım ve Destek Talebine Karşılık Vermemek Ne Anlama Gelir? Manevî Mesuliyeti Yok Mudur?

Din kardeşimizin yardım talebine cevap vermemiz, kardeşimizin bizim üzerimizdeki bir hakkıdır.
 
Aşağıdaki ayet ve hadisler, din kardeşlerinin birbirinin yardımına koşmalarını ne kadar önemli göstermiş lütfen bir okuyun ve kendi gözlerinizle görün.
 
Şimdi size soruyoruz: Acaba dünyevî ihtiyaç ve sıkıntıları için sizden yardım isteyen bir kardeşinize yardım etmenin yeri dinimizde bu kadar önemli ise,
 
Yardım isteyen kardeşimiz dünyevî ve şahsî bir talepte bulunmuyorsa ve sırf iman hizmetinde Allah için yardım talebinde bulunuyorsa, acaba bunun hükmü, önemi, mesuliyeti ve o yardım talebinde bulunan kişinin, kardeşleri üzerindeki hakkı ne derecede olur siz cevap verin.
 
Peki, bu yardım çağrısına ilgisiz kaldıkları halde, bu yardım çağrısı sebebiyle onu ihlassız olmakla suçlayanlar veya yardım talebine karşılık “Sana Allah yardım etsin!” manasına gelecek şekilde tevekkül ve ihlas tavsiye edenler için ne düşünülmesi lazımdır acaba?

Ortaya koyulan iman hizmetine destek verip verilen mücadeleye aktif olarak katılmak yerine böyle davranılması, kalbinde iman olan ve aynı hizmet dairesinde bulunan kardeşler söz konusu olduğu için, hiç kabul edilebilir bir şey olarak görülebilir mi?
 
Yardım çağrılarımızdan birini okumak için lütfen aşağıdaki adresi ziyaret ediniz:
 
 

Farz-ı Kifaye Olduğuna İnandığımız Bir Manevi Sorumluluk

Keşif Yolculukları Risale-i Nur egitim programımız, imanı tahkikî yaparak kuvvetlendirme ve kurtarma temel maksadını gerçekleştirme noktasında kusursuz ve mükemmel olarak ortaya çıkmıştır. İddiamızın doğruluğu her şekilde tetkik edilerek görülebilir.
 
Dolayısıyla böyle bir çalışmadan haberi olan birinin, ya bu çalışmadan daha nitelikli bir çalışma ortaya koyması (ya da daha iyisi eğer varsa onu kullanması) veya mevcut çalışmayı insanlara ulaştırmak için gayret sarf etmesi, farz-ı kifaye türünden bir manevî sorumluluktur.
 
Çünkü bu zamanda iman hizmeti her bir inanan üstüne iki kat farzdır. Böyle bir çalışmadan haberdar olan bir camia veya kişinin de böyle bir hizmet aracına destek olması ve onu kullanması da, en azından farz-ı kifaye olması gerektir.
 

Bizim kanaatimiz ve inancımız budur.


Yardımlaşma Hakkındaki Ayet ve Hadisler:

“Her kim din kardeşinin yardımına koşar, onun menfaatini, iyiliğini gözetirse, ona Allah yolunda cihad edenlerin sevabı verilir.”

“Şüphesiz ki Allah, din kardeşine yardımda bulunan ve ona destek olan kişiye yardım eder. Bu kişi kardeşine destek verdikçe Allah da onun destekçisi ve yardımcısıdır.” Hadis: Enes (ra)

“İyilikte ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın; günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” (Maide, 5/2)
 
“İyiliği emretmek ve fenâlıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın, günâh işlemek ve düşmanlık yapmakta yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.” (Mâide, 5/2).
 
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve ONU SAHİPSİZ BIRAKMAZ. Müslümanın her şeyi; ırzı, malı, kanı Müslümana haramdır takva işte burada (kalpte)dir Bir kişiye, Müslüman kardeşine hakaret etmesi, kötülük olarak yeter (Buhârî, Müslim)
 
“Kim herhangi bir din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, bunun için çaba gösterirse, o ihtiyaç sonuçta görülsün veya görülmesin, Allah o kimsenin (gösterdiği çabalardan dolayı) geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlar. Cehennemden azad olduğuna ve münafıklıktan kurtulduğuna dair iki berat yazar.” Hadis: İbn Abbas (ra)
 
“Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, (kıyamet gününde) amellerin tartılacağı yerde ben onun yanında olurum (ona şefaatçi olacağım) hayırlı amelleri ağır gelirse ne ala, şayet hafif gelirse ona şefaat edeceğim.” Hadis: Nafi’ b. Ömer (ra)
 
“Her kim din kardeşinin bir ihtiyacını gidermeğe çalışırsa, Allah da o kimsenin atacağı (yürüyeceği) her adım için yetmiş sevap yazıp, işlediği günahlardan yetmişini affeder (siler). Hadis: Enes b. Malik (r.a.)
Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Yazar: Ediz Sözüer

Ediz SÖZÜER 1974, Ankara doğumludur. Gelir İdaresi’nde Gelir Uzmanı olarak görev yapmaktadır. “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı”, yazarın ilk etapta internet ortamında ücretsiz olarak yayınlanarak daha sonra basılmış ve tüm çalışmalarının üzerine bina edildiği temel ve kaynak kitap çalışmasıdır. Deneme mahiyetinde kaleme aldığı Risale-i Nur izah metinleri ve Risalehaber sitesinde makale yazmakla başlayan yolculuğu, Risale Akademi’de sunulmaya başlanan görsel destekli ve akademik temelli “Tabiat Risalesi Açılımları Seminerleri”yle devam etti. Manevî bir ilim hazinesi olan Risale-i Nur eserleri içindeki Kur’ânî hakikatlerin insanlığa mal edilmesinde ve toplum olarak muhtaç olduğumuz zihinsel dönüşümün gerçekleşmesinde önemli bir katkıda bulunma kabiliyetinin bulunduğuna inandığı kitap çalışmasını, hep bir proje kıymetinde gördü. Tamamlanan kitap çalışmasını daha geniş kitlelere ulaştırmak için, bu çalışmanın üzerine bina edilerek hazırlanmış ve “görsel bir kitap” mahiyetindeki “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nı iki haftada bir sürekli bir program olarak vermeye başladı. Ayrıca zaman zaman akademik eğitim faaliyetlerinde de “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı” ve “Risale-i Nur İzah Çalışmaları” hakkında sunumlar gerçekleştirdi. 2018 yılında ise Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı'nın temel/kaynak kitap çalışması, din araştırma dalında "Altın Kalem Yazarlık Ödülü"ne layık görüldü. Kitap çalışması ve eğitim programının yazılı ve görsel tüm içerikleri, notere onaylatılmış muvafakatname ile her türlü serbest kullanım, basım ve yayım hakkı tanınmasıyla; başta Risale-i Nur’a, Kur’ân’a ve İslam’a gönül vermiş herkese ve tüm insanlığa mal edilmiştir. (Muvafakatnameye ana sayfadaki "Telif Hakkı Bildirisi" isimli menüden ulaşabilirsiniz) Bu çalışmalardan haberi olanlardan ciddiyetle istediği ve Risale-i Nur’a gönül vermiş insanlara samimiyetle ifade ettiği şudur: “Kıymetsiz ve önemsiz şahsıma değil, bu çalışmalar vesilesiyle Allah’ın bir nimeti olarak harika bir şekilde ortaya çıkan hakikatlere önem veriniz ve onlara sahip çıkınız. Sizden tek istediğim budur.”

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.