Bu Yazı,“Tabiat Risalesi Açılımları: İlahî Teknolojinin Detaylarında Hayalî ve Zihinsel Bir Keşif Yolculuğu”isimli ve Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatının yapıldığı kitabımızın bir parçasıdır. Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.
Muhteşem Âyet-ül Kübra Risalesi’nin 1.Makam’ının 1.Basamağı olan bu yazı, aslında risalenin tamamının izah metni için bir deneme olarak yazılmıştı. Yani aslında “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur İzah Metinleri” kitabımızın Allah’a İman başlığı içinde Âyet-ül Kübra Risalesi’ne de yer vermeyi tasarlıyorduk. Fakat Tabiat Risalesi izah metinleri hiç tahmin etmediğimiz kadar genişledi ve gelişti. Risale-i Nur’un, tevhidi en güzel delillendiren seçme bölümlerinden beslenerek, kendi başına yeterli bir hale geldi ve başka risaleye yer vermemize ihtiyaç bırakmadı.Okumaya devam et →
Risale-i Nur’un birinci kitabı Sözler’in ilk sekiz sözü, sıralamada önceliği olan Allah’ın varlığının ve iman esaslarının doğruluğunun ispatlanması yerine; ibadet, namaz, Allah’ın emir ve yasaklarına uymak gibi mantıken daha sona bırakılması düşünülebilecek konularla başlamıştır.
Mantıkî delil ve ispatlara çok önem verilen Risale-i Nur’da böyle bir sıralamanın hikmetini düşündük. Şahsî kanaatimize göre bunun bir hikmeti; insanın, önce kendisi ve hayatı için dinin ifade ettiği kıymeti ve bu meselelere ilgisiz kalamayacağını idrak etmesi ve bunun sonucunda imanî meselelere gerçek anlamda önem vererek bakmasının sağlanmasıdır.Okumaya devam et →
3 DK. 34 SN.LİK ETKİLEYİCİ FRAGMAN VİDEOSUNU TAM EKRAN VE HD İZLEYİN!
“KÂİNATIN SIRRINI ANLAMADA KUR’AN, FELSEFE VE MODERN BİLİM KARŞILAŞTIRMASI” 5 Aralık 2015 16.45 Cumartesi / Türkiye Yazarlar Birliği Sümer 1 Sok. NO: 11/9 Kat: 4 Kızılay/ANKARA
“Bu yeryüzünün sahip olduğu özelliklerden istifademize kasten sunulmuş olduğunun nasıl açıkça anlaşılabildiğini” ortaya koyan muhteşem bir görsel şölen ve bir yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim felsefesinin insanlık için ifade ettiği değerin aklı ve kalbi tam tatmin eden sağlam bir mantık kurgusuyla nakış nakış işlenmiş aklî çözümlemeleri ve olağanüstü bir zihinsel yolculuk sizi bekliyor!
1.Program:“Bilimsel Bilginin Gerçek Kıymetini Belirleyen Unsurun Sorgulanması”
2.Program: “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı ve Bilim Felsefesi Üzerine Değerlendirmeler”
Yazımız, Risale-i Nur hizmetinde yanlış anlaşılabilen ve tatbik edilebilen önemli bir mesele hakkındadır ve aynı zamanda Risale Akademi Kastamonu Lahikası Müzakereleri Sunumudur. (156. Mektup)
Bu mektup içinde geçen ve çoğu zaman yanlış anlaşılmaya müsait olan şu ifadeler ile ilgili bir değerlendirmede bulunmak istiyoruz:
“Hâlbuki mesleğimiz, müsbet hareket etmektir. Değil mübareze, belki başkaları düşünmeye de mesleğimiz müsaade etmiyor. Hem, müşterileri de aramaya mecbur değiliz. Müşteriler yalvarmalı.”Okumaya devam et →
Yazımız, bir manevî okulun ihtişamlı faaliyeti hakkındadır ve aynı zamanda Risale Akademi Kastamonu Lahikası Müzakereleri Sunumu’nun (155. Mektup) genişletilmiş halidir. Bu yazı içeriğini sosyal ve manevî bir sorumluluk gereği insanlarımıza ulaştırmanızı arzu ediyoruz. İşte başlıyoruz:Okumaya devam et →
Bu Yazı, “Prova Sahnesi (Bir Haşir Risalesi İzahı)” isimli ve ebedî hayatın varlığının ve öldükten sonra dirilişin ispatının yapıldığı kitabımızın bir parçasıdır. Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.
Gerek Allah’ın varlığında gerek âhiretin gerekliliği meselesinde temel sorun, bu hakikatleri netice veren ve her tarafta göz önünde görülen eserleri, faaliyetleri anlamlandıramamak ve bu hakikatlerle olan sıkı ilişkisini görememek ve o faaliyetlerin Allah ve âhiret gibi hakikatleri netice verdiğine intikal edememekten ileri geliyor.
Evet bir sanat eserine bakıldığında önce üzerindeki sanat fark edilmeli ve takdir görmeli ki, o eserin bir sanatkârının olduğu hakikatine intikal edilebilsin.Okumaya devam et →
Bu Yazı, “Prova Sahnesi (Bir Haşir Risalesi İzahı)” isimli ve ebedî hayatın varlığının ve öldükten sonra dirilişin ispatının yapıldığı kitabımızın bir parçasıdır. Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.
Cömertlik, güzellik ve mükemmellik. Kâinat çapındaki bir geniş ölçekte kendilerini gösteren ve her hangi bir kayıtla sınırlandırılmamış olduklarını her fırsatta belli eden bu üç temel hakikatin sınırsızlıklarına lâyık şekilde kendilerini ortaya koyabilmeleri için, cömertliğin ölçüsüzce ikramda bulunabilmesi ve sonsuz güzelliğin sayısız şekillerde ve sonlandırılmamış bir tarzda kendini seyrettirebilmesi ve eserleriyle mevcudiyetini hissettiren mükemmelliğin nihayetsiz derecelerine daimî olarak şahit olacak, onu takdir edecek ve ona hayrette kalacak olanları bulması ve tabir caizse kendilerini o şekilde ifade etmeleri ve böyle manevî ve gizli hazinelerin saklı kalmasına razı olmamaları gerekecektir.
Esas itibariyle bu hükme nereden varıyorsunuz derseniz, bunun iki şıklı bir cevabı olacak.Okumaya devam et →
Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “aklî ve dinî ilimlerin bir arada okutulmasıyla beraber, birbirleriyle barıştırılması ve kaynaştırılması”nın özel ismi olan “Medresetüzzehra eğitim yaklaşımı”nın bilim felsefesini oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden bir eğitim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında bazı çözümlemelerimizi paylaşacağız.Okumaya devam et →
Yazımız, Ulegder (Uluslararası Eğitim Gönüllüleri Derneği)’nin düzenlediği “Müfredat ve Yayıncılıkta Müsbet Örnekler” isimli eğitim toplantısında sunulan bir çalışmamızdır. Bu sunumda, bir yaratıcının varlığının kabulünün delillerini araştıran ve çıkarımlarını bu yönde yapan bilimsel yaklaşım ve çalışmaların insanlık için ifade ettiği değer ve bu yöndeki bilimsel bilgi ve yorumların kıymeti hakkında bazı çıkarımlarımızı paylaştık. Bu bir anlamda Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “Medresetüzzehra eğitim yaklaşımı”nın değer tespiti çalışmasıdır. Okumaya devam et →