ALLAH TARAFINDAN MEHDİ VE MÜCEDDİD “GÖNDERİLMESİ” NE DEMEKTİR?
İlhamı Nasıl Tasavvur Ediyorsunuz?
Çok hakikatli ve önemli bir yazı… Çoklarını istikametten saptırıp muvazeneyi bozan yanlış bir tasavvurdan çıkıp “hakikî Bediüzzaman’ı” sevmek isteyenlere ithaf edilir…
Biz hadislerde (mehdi ve müceddidler için) geçen “gönderilme” tabirinin peygamber gönderilmesi gibi algılanmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu tabir, hadiselerde tesadüf olmaması ve ilahî takdir ve rahmetin bulunmasına bir vurgudur. Peygamber gönderilmesi gibi değil yani.
Fakat herhangi bir âlimden ziyade inayet ve sevk-i ilahî söz konusudur sadece, o da ihtiyaca binaen. Diğer âlim ve evliyaların geçtiği süreçlerden geçerek mehdi ve müceddid oluyor o insanlar da. İradeleriyle, çabalarıyla, emekleriyle. Havadan gökten inmiyor mehdilik ve müceddidlik.
Arapça Orijinali ve Türkçe Tam Metin Tercümesi (Ücretsiz E-Kitap)
Büyük İslâm Âlimi ve Mantık Dehası Bediüzzaman Said Nursi’nin Kaleminden
Üstad Bediüzzaman’ın mantık konusundaki eserlerini merak edenler için çok müjdeli bir haberimiz var. Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin mantık ilminde bir şaheser olduğu bilinen ve fakat tercümesi yapılmadığı için Arapça bilmeyenlerin ulaşamadığı Ta‘lîkât isimli eserin Arapça’dan Türkçe’ye çevirisi yapıldı ve internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlandı.Okumaya devam et →
Risale-i Nur eğitim programımıza ve akademik faaliyetlerimize çeşitli şekillerde katkıda bulunmak ve Risale-i Nur’un içindeki iman hakikatlerinin şeref ve kıymetine layık nezih, kaliteli ve modern bir şekilde tanıtılması ve takdim edilmesi hizmetlerimize yardımcı olmak isterseniz lütfen bize ulaşınız.
Mutlaka sizin de yapabileceğiniz bir iş var, emin olun. Eğer bir ekip oluşsa veya birileri bu işin ucundan tutsa ve sahiplense çok sayı ve çeşitlilikte katkıda bulunabileceğiniz ve işletilmeyi bekleyen formüller ürettik. Fakat biz bunlara yetişemiyoruz.
“Biz ne gibi bir katkıda bulunabiliriz?” sorunuzun cevapsız kalmaması için size 6 maddeyle fikir vermek istedik.
Yazı sonundaki seminer videosunun seyredilmesini hararetle tavsiye ediyoruz.
Bambaşka bir din eğitimi programı hayal ediyorum… Bu hayalimize lütfen siz de eşlik edin… Bu program içinde neler var ve ne gibi kazanımlar sağlayacak derseniz…
Bu Yazı, “Tabiat Risalesi Açılımları: İlahî Teknolojinin Detaylarında Hayalî ve Zihinsel Bir Keşif Yolculuğu” isimli ve Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatının yapıldığı kitabımızdan yararlanılarak hazırlanmıştır. Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.
Özet:
Bu çalışmada, bir yaratıcının varlığının kabulünün delillerini araştıran ve çıkarımlarını bu yönde yapan bilimsel yaklaşım ve çalışmaların insanlık için ifade ettiği değer ve bu yöndeki bilimsel bilgi ve yorumların kıymeti hakkında bazı çıkarımlar yapılmaktadır. Ayrıca, Yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında bazı çözümlemeler yapılmıştır. Yaratılış modeli; mekanizmaların mahiyetinin ne olduğuyla değil, işleteninin kim olduğuyla ilgilenen ve evrim gibi yaklaşımları direk olarak muhatap almayan üst bir modeldir. Sunumda; eşyanın bir yaratıcı tarafından var edildiği ve işletildiği hakikatinin kabulünü sağlam bir zemine yerleştirmek için, bir yaratıcının varlığı düşüncesinin bilimselliğe uygunluğu ve ateizmin bilimsel yaklaşıma uygunsuzluğu en net bir biçimde ortaya koyuluyor. Akademik nitelikli çözümlemelerle tabiat kanunlarının mahiyeti ve yaratılışın alternatifinin evrim olamayacağı, en net ve kesin bir biçimde meydana çıkarılarak, ateizmin bu çürük tuzağı deşifre edilmektedir. Dünyaca meşhur bazı fizikçiler tarafından kâinatın kökeninin kanunlar ve teorilerle açıklanmaya çalışıldığı bir dünyada, tevhid hakikatinin böyle bir yaklaşımla takdim edilmesine olan ihtiyaç, o hakikatin delillerinin ortaya koyulmasından veya karşıt görüşlerinin çürütülmesinden çok daha öncelikli ve önemli, temel bir meseledir. Bu çalışma, yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda sağlayacaktır.
Bu Yazı, “Tabiat Risalesi Açılımları: İlahî Teknolojinin Detaylarında Hayalî ve Zihinsel Bir Keşif Yolculuğu” isimli ve Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatının yapıldığı kitabımızın bir parçasıdır. Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.
Hakikî bir tevhid inancında, şu görünen kâinatın yaratıcısının Allah olduğunu basitçe kabul etmekle iş bitmez. Hatta böyle bir inanç, imanın nihayetsiz mertebelerinden sadece ilk basamağa adım atmaktır ve Cenâb-ı Hak’kın Kur’ân’ında bizden talep ettiği imanın temel özelliklerinden çok eksiktir.
Hâlbuki asıl istenen şey, kâinat içinde görünen bütün eşyanın ve vücuda gelen her eşya ve faaliyetin doğrudan doğruya ilahî kudret tarafından yaratıldığını ve O’nun tarafından idare edildiğini kabul etmekle beraber, söz konusu olan bütün idare ve icraatında O’ndan başka her türlü müdahaleciyi ve her çeşit yardımcıyı tamamen ve kesin olarak reddetmektir.
Bu gerçekten akıl almaz büyüklükte, azametli bir meseledir. Allah’a imanın bu gerçek mertebesine çıkmak ve “sağlam delillerle temellendirilmiş, bilgiye dayalı şüphesiz bir inancı” oluşturmak için, ciddî ve detaylı bir incelemeye ihtiyaç vardır.
Ayasofya’nın Bilinmeyen Büyük Önemi ve Bağımsız Türkiye
Yazı sonundaki seminer videosunun seyredilmesini hararetle tavsiye ediyoruz.
500 sene boyunca cami olarak vazife gören Ayasofya’nın bu mukaddes vazifesine geri döndürülmesi ve Âlem-i İslâm’ın tamamını ve hatta bir kısım Hristiyan devletlerini de (ibadet mahalli olması noktasında) memnun etmek yerine, bazılarınca “iki tarafı da memnun edecek ve ‘insanî ve medenî ve adil’ formüller” olarak zikredilen “müze tarzında ziyaretinin, ibadethane olarak kullanılmasıyla beraber olması veya kilise-cami birlikteliğinin düşünülmesi” meselesi hakkındaki kanaatimizi sizlerle paylaşacağız.
Ayrıca Ayasofya’nın herkesçe bilinmeyen veya (her nasılsa bilinse bile bazılarınca takdir edilemeyen) büyük önemini ve ifade ettiği manayı ele alacağız ve bunun bağımsız bir ülke olabilmemizle ne gibi bir ilgisi olduğunu ve eğer Ayasofya açılırsa, bu hadisenin bizlere ne anlatacağını ve neyi bildireceğini açıkça ortaya koyacağız. Bu çok önemli konuyu ele alan yazımızı, sosyal ve manevî bir sorumluluk olarak, mümkün olduğu kadar çok insana ulaştırmanızı sizlerden istiyoruz. Şimdi başlıyoruz:
We are asking to you: Should we refuse all proponents of evolution, without categorization? Should we consider evolution as alternative, anti-thesis or opponent of creation and should we try to find answers to an opposing idea? We ask these questions both as a believer and also as someone who has certain sensitivity about academic approach.
This article text is part of our book: “Academic Proof of the Creator Visual/Interactive Book (New Perspectives from the Treatise of Nature)”Click Here for Book Page
The real faith in Oneness (Tawheed) is not complete with the simple acceptance of Allah as the creator of the apparent universe. Such a belief is the first step of the hierarchy of the faith, and comes short of fundamental qualities of the faith requested by Allah in his Quran.
In fact, what is really wanted is, in addition to acceptance of the fact that every matter and object appearing and every activity taking place in this universe is created directly and ruled by the divine power itself, the complete and absolute rejection of the existence of anything that is supposed to be interfering and assisting in these activities and rulings. This is an unbelievably great and magnificent issue. In order to reach this level of belief in Allah and a “doubtless and informed faith based on strong evidence”, it is necessary to make a serious and detailed investigation.