Varoluşu Sorgulayan Kainat Tasavvuru (Yaratıcının Varlığını Kabul Eden Bir Bilim Anlayışı)
Üsküdar Üniversitesi Özel Seminer Programı
29 Kasım 2019 Cuma 14.00-16.00’da Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda sunulacak “Varoluşu Sorgulayan Kainat Tasavvuru (Yaratıcının Varlığını Kabul Eden Bir Bilim Anlayışı)” isimli özel seminer programına davetlisiniz.
Varoluşu sorgulayan herkese hitap eden ve özellikle akademik camianın dikkatini çekecek bu çok özel seminer sunumunda,
M.KEMAL VE İSLAM’A ZARAR VEREN İNKILAP VE İCRAATLARI HAKKINDA
Fikrî ve ilmî kanaat düzeyinde ve hiç kimsenin itiraz edemeyecegi bir mantık kurgusuyla ve düzgün bir üslupla İslam dinine ve Kur’an’a çok ciddî zarar veren icraatların ne derece çirkin, gereksiz ve millete karşı yapılan bir hainlik manasına gelen yanlış uygulamalar olduğunun gösterilerek hakikatlerin ifade edilmesidir:
“İnkılablar adı altında yapılan icraatlar ve mahiyetleri ortadadır. Bu icraatların İslam dininin hükümlerine uygun olup olmadığı, imanın gereklerine ters düşüp düşmediği ve dolayısıyla bu uygulamaların dine zarar verip vermediği yönünden incelenmesi ve ele alınması doğru bir yaklaşım olacaktır.
Zaten İslamî hassasiyete sahip insanlar, bu tür icraatlara baktıklarında dinen tasvip edemeyecekleri noktaları –eğer varsa- göreceklerdir ve görmelidirler.
Aslında burada sorun, yapılan uygulamaları doğru ve güzel işler olarak görülmesidir! Evet, esas mesele bu icraatlerin ne derece çirkin, gereksiz ve millete karşı yapılan bir hainlik manasına gelen yanlış uygulamalar olduğunu göstermektedir. Gerisi çok da önemli değildir.
Mehdi’nin Kim Olduğunu İlan Etmek Neye Yarar ve Neye Zarar Verir
Yazımız içinde tam metnini yayınlayacağımız ve Elyazma Emirdağ Lahikası’ndaki gayr-ı münteşir mektub çok dikkatli okunduğunda ve doğru olarak anlaşıldığında Mehdi meselesinde taşlar yerli yerine oturmuş olacaktır. Özellikle 7.paragrafta “Gerçi hakikat noktasında …” diye başlayan cümleye çok dikkat edilmeli ki mesele tam anlaşılsın.
En önemli iki paragraf şöyle:
“Ahirzamandaki büyük Mehdi’den evvel çok mehdiler gelmiş geçmiş diye Risale-i Nur isbat etmiş. Rivayetlerin muhtelif olması bu noktadan ileri geliyor. Bu zaman şahıs zamanı olmadığından, o ehemmiyetli unvanlar şahıslara verilmez. Hem Risale-i Nur’a da siyaset mânası da taşıyan o unvanı vermemek münasibdir. Müceddidiyet kâfidir.”
“Gerçi hakikat noktasında ahirzamandaki gelecek büyük Mehdi siyaseti tam dindar İsevîlere bırakıp yalnız İslâmiyet hakikatlarını isbata, izhara, icraya çalışır. Ve bu nokta-i nazardan Risale-i Nur o zât-ı mübarekin veyahut onun cemaat-ı nuraniyesinin şahs-ı maneviyesinin çok vazifelerinden en ehemmiyetli vazifesi olan hakaik-ı imaniyenin isbat ve neşrini tam yapıyor.”
Yüzde 60-70 Oranını Halk Olarak Anlamak İsteyen Düşünceye Reddiyedir
(Dehşetli Tuzak Deşifre Ediliyor)
Risale-i Nur’un Emirdağ Lahikası’nda geçen meşhur bir mektupta geçen cümlenin metni şöyle:
“Bu vatanda şimdilik dört parti var. Biri Halk Partisi, biri Demokrat, biri Millet, diğeri İttihad-ı İslâmdır. İttihad-ı İslâm Partisi, yüzde altmış, yetmişi tam mütedeyyin olmak şartıyla, şimdiki siyaset başına geçebilir. Dini siyasete âlet etmemeye, belki siyaseti dine âlet etmeye çalışabilir. Fakat çok zamandan beri terbiye-i İslâmiye zedelenmesiyle ve şimdiki siyasetin cinayetine karşı dini siyasete âlet etmeye mecbur olacağından, şimdilik o parti başa geçmemek lâzımdır.”
Dikkat edildiğinde açıkça görüldüğü gibi cümlede partiden bahsediliyor. Neden başka şekilde anlaşılmaya çalışılıyor ve bu konuda neler deniliyor bunu çözümleyeceğiz inşallah.Okumaya devam et →
Risale-i Nur eğitim programımıza ve akademik faaliyetlerimize çeşitli şekillerde katkıda bulunmak ve Risale-i Nur’un içindeki iman hakikatlerinin şeref ve kıymetine layık nezih, kaliteli ve modern bir şekilde tanıtılması ve takdim edilmesi hizmetlerimize yardımcı olmak isterseniz lütfen bize ulaşınız.
Mutlaka sizin de yapabileceğiniz bir iş var, emin olun. Eğer bir ekip oluşsa veya birileri bu işin ucundan tutsa ve sahiplense çok sayı ve çeşitlilikte katkıda bulunabileceğiniz ve işletilmeyi bekleyen formüller ürettik. Fakat biz bunlara yetişemiyoruz.
“Biz ne gibi bir katkıda bulunabiliriz?” sorunuzun cevapsız kalmaması için size 6 maddeyle fikir vermek istedik.
(3. Yaratılış Kongresi Sunum Videosu ve Tebliğin Tam Metni)
Click Here For English Full Text of the Presentation (How is Everything Taking Place With Divine Power)
Iğdır Üniversitesi “3. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi”’nde sunulan ve Keşif Yolculukları isimli, akademik nitelikli ve görsel destekli Risale-i Nur eğitim programı’mızın ve bir yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının insanlığa ve bilim camiasına nasıl takdim edileceği konularında yaptığımız çalışmaların bir meyvesi olan bir tebliğimizin 15 Dakikalık kısa kongre sunumu videosunu ve tebliğin tam metnini sizlerle paylaşıyoruz.
Videoda sunulan tam metnin yalnız dörtte biri olup, eksiksiz bir çözümleme için tam metnin okunması gerekmektedir. Bununla birlikte, sunulan hakikatlerin tam olarak hissedilerek pekiştirilmesi için ise, görsel destekli sunum videosunu da yazının sonundaki adresten mutlaka izlemenizi arzu ve tavsiye ediyoruz.
Iğdır Üniversitesi ile birçok Sivil Toplum Kuruluşu tarafından ortaklaşa düzenlenen “3. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi” 24-25 Ekim 2019 tarihleri arasında Iğdır’da gerçekleştirilecek. 5 salonda 38 oturum ve 130’dan fazla sunum yapılacak.
Keşif Yolculukları isimli, akademik nitelikli ve görsel destekli Risale-i Nur eğitim programı’mızın ve bir yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının insanlığa ve bilim camiasına nasıl takdim edileceği konularında yaptığımız çalışmaların bir meyvesi olan bir tebliği, inşallah bu kongrede sunacağız. “Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor?” isimli bu tebliğimizin özet metnini aşağıya alıyoruz.
Söz konusu tebliği yerinde izlemek isteyenler aşağıda belirtilen yer ve tarih bilgisi ile katılımda bulunabilirler.
“Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor?” isimli tebliğin yer ve tarih bilgisi:
25 Ekim 2019 Cuma 15.15-15.30
Iğdır Üniversitesi Yunus Emre Amfisi
Ayrıca sunulacak tebliğin tam metnine aşağıda verilen adres içindeki “3. Yaratılış Kongresi” klasörü içinden ulaşabilirsiniz:
(“Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı” isimli kitap çalışmamızın takdim metninden bir parçadır. Risale-i Nur Eğitim Programı’mızın hangi şartlarda ve nasıl bir ilmî yaklaşımla ortaya çıktığı hakkında fikir veren bir parçadır.)
“Bir şey tamamıyla elde edilemediği takdirde o şeyi tamamıyla terk etmek caiz değildir” kaidesi düstur alınarak yapılmasına teşebbüs edilen elinizdeki bu çalışma; önemli bir hizmete vesile olması, bir boşluğu doldurabilmesi ve ciddî bir ihtiyacı karşılaması maksadıyla, birçok yönden elverişsiz şartlar altında, ciddî zahmet ve gayretlerle, herhangi bir İslamî ilim dalında uzmanlığı bulunmayan kusurlu bir kardeşiniz tarafından, kendi kusurlarına bakmadan, her nasılsa bu işe girişmeye cesaret edilerek eksiğiyle, kusuruyla hazırlanmıştır. Bu kitap (eğitim programı) mükemmellikten uzak olmasıyla beraber, acz ve kusurlarımıza nispet edildiğinde, ümidimizin ve kabiliyetimizin üstünde harika bir şekilde telif edildiği görülüyor. Bardağın dolu olan tarafından bakılmasını ve kusurlarımızın nazar-ı müsamaha ile karşılanmasını rica ediyoruz.Okumaya devam et →