Risale-i Nur, İslam/Kur’an Medeniyeti ve Bilim Felsefesi
İngilizce Versiyon İçin Buraya Tıklayın
Yazımıza bilim felsefesi deyince ne anlaşılması gerektiğiyle başlıyoruz. Biz şunu anlıyoruz: Bilimsel yöntemleri güvenilirlik açısından analiz eden, bilimin amaçları ve işlevlerini eleştiren, bu konuda akla ve mantığa dayalı açıklamalar yapan bir disiplin. Zaten bu tabirin de tanımı bu yöndedir. Yani menfi (materyalist, ateist) felsefeyle alakası yok. Aslında tam da bizim konumuz. (yani İslâm’ı çağın anlayışına en uygun ve aklî şekilde takdim eden Risale-i Nur’a gönül verenlerin tam da ilgi alanına giriyor ve girmesi gerekiyor.)
İşte bizim bir yaratıcının varlığını kabul edip çıkarımlarını ve anlatımlarını bu yönde yapan ve tüm bunlar konusunda sağlam mantık kurgusuna sahip bir fikri alt yapı ve alternatif modellerle insanlığın karşısına çıkabilen ve kendini kabul ettirebilen bir bilim felsefesi inşa etmeye çok ihtiyacımız var. Yoksa, müjdelenen ve insanlığın son ümidi olan yüksek İslam/Kur’an Medeniyeti nasıl ve ne şekilde inşa edilecek ki!







