Daha önce hiç olmadığı kadar farklı bir şekilde ebedî hayatın gerçekliğini hissetmek için..
Âhiretin varlığını kesin olarak ispatlayan Risale-i Nur’un Onuncu Söz’ünü daha önce hiç anlamadığınız kadar bambaşka bir düzeyde anlamak, zevk etmek ve muazzam bir manevî hazla keyifle deneyimlemek için…. Okumaya devam et →
Daha önce hiç olmadığı kadar farklı bir şekilde ebedî hayatın gerçekliğini hissetmek için..
Âhiretin varlığını kesin olarak ispatlayan Risale-i Nur’un Onuncu Söz’ünü daha önce hiç anlamadığınız kadar bambaşka bir düzeyde anlamak, zevk etmek ve muazzam bir manevî hazla keyifle deneyimlemek için…. Okumaya devam et →
“Siz Hep Eleştiriyorsunuz ve Yanlışları Söylüyorsunuz. Peki, Siz Ne Söylüyorsunuz?”
Eski ve Çağı Geçmiş Denilen Eskimez Bakış Açısı
İlk Yazı İçin Buraya Tıklayın (Rastgele ve Düzensiz Hareket Ediyor Gibi Görünen Tabii Sebepleri, Kâinatta ve Maddede Görünen Muhteşem Düzenle Nasıl Bağdaştırabiliriz?)
İkinci Yazı İçin Buraya Tıklayın (Bilimsellikte Neden Bu Kadar Israrlıyız? Rastgele ve Düzensiz Hareket Ediyor Gibi Görünen Tabii Sebepleri, Kâinatta ve Maddede Görünen Muhteşem Düzenle Nasıl Bağdaştırabiliriz?)
Üçüncü Yazı İçin Buraya Tıklayın (Bilimsel Metodu Öyle Belirlemişler! Red ve Kabul Dışında Üçüncü Bir Yol: Kendi Kavram ve Yaklaşımlarımızı Üretmek!)
Dördüncü Yazı
Birinci Bölüm:
Bilimsellik Konusunda İslâm Âleminin Materyalist Çerçeveden Kurtulamama Sorunu
“Yaratıcının Akademik İspatı” İsimli İngilizce Kitabımıza Gelen Şaşırtıcı Yorumlar
Önemli Not: Ateistlerin itiraz etmediği “Yaratıcının Akademik İspatı” isimli İngilizce kitabımıza Müslüman camiadan bazı itirazlar gelmesi şaşırtıcı ve üzücüydü. Bize akademik ve bilimsel kavramlarının ne demek olduğunu sordular. (yani o kavramları bilmediğimizi ve öğrenmemiz gerektiğini ima ettiler.) Ayrıca bizim çalışmamızda akademik bir ispat göremediklerini dile getirdiler. Süphanallah!
Bu hadiseyi önemle zikretmemizdeki maksadımız, Müslüman camiada rastlanan, bilimsellik konusunda materyalist çerçeveden kurtulamama sorununun ciddiyetine dikkat çekmektir.
Click Here for First Article (How can We Correlate the Natural Causes, Which Seem to Move Randomly and İrregularly, to the Magnificent Order That Appears in the Universe and Matter?)
Click Here for Second Article (Why are We So Persistent in Being Scientific? Why is it Important to Establish the Scientific Compliance of the Creator? How Should the Scientific Criteria Be Questioned? What is the Right Training Method and Strategy?)
Article Title: That is How They Set the Scientific Method!
A Third Alternative to Rejection and Acceptance: Producing Our Own Concepts and Approaches!
If it is said to us and it is said: “The things that are touched, visible, and tested for accuracy by observation and experiment can only be considered scientific. That is how they set the scientific method! No matter how logical your proofs of the creator’s existence are, they say it is not scientific! ” Okumaya devam et →
Bize Denilse ve Deniliyor ki: “Elle tutulan, gözle görülen, gözlem ve deneyle doğruluğu test edilebilen şeyler ancak bilimsel sayılır. Çünkü bilimsel metodu öyle belirlemişler! Senin yaratıcının varlığına dair getirdiğin deliller ne kadar mantıklı olsa da, bilimsel olmadığını söylerler!”
Article Title: Why are We So Persistent in Being Scientific?
Sub Headings: Why is it Important to Establish the Scientific Compliance of the Creator? How Should the Scientific Criteria Be Questioned? What is the Right Training Method and Strategy?
A Curious Question May Come to Mind such as: You argue that the acceptance and proof of the existence of a creator are considered as scientific in nature and that the examination of the existence of a creator is the subject of science. But why are you so persistent in being scientific, even though you have stated that the scientific criteria accepted in the scientific community are flawed?”
Here is the answer:
Because everything worthy of being accepted for truth must be in line with reason and science. Why?Okumaya devam et →
İlk Yazının Adresi: (Rastgele ve Düzensiz Hareket Ediyor Gibi Görünen Tabii Sebepleri, Kâinatta ve Maddede Görünen Muhteşem Düzenle Nasıl Bağdaştırabiliriz?)
Alt Başlıklar: Yaratıcının Bilimselliğe Uygunluğunun Ortaya Koyulması Neden Önemlidir? Bilimsellik Kriterleri Nasıl Sorgulanmalı? Doğru Eğitim Metodu ve Strateji Nedir?
Şöyle Meraklı Bir Soru Akla Gelebilir: “Bir yaratıcının varlığının kabulünün ve varlığına dair delillerin bilimsel nitelikte olduğunu ve yaratıcının varlığı meselesinin incelenmesinin bilimin konusuna girdiğini iddia ediyorsunuz. Fakat bilim camiasında kabul görmüş bilimsellik kriterlerinin hatalı olduğunu siz de ifade ettiğiniz halde, neden bilimsellikte bu kadar ısrarlısınız?”
Kurumsal ve Toplumsal Dönüşümde Gelir Uzmanlarının Nitelikli İşlerde Etkin İstihdamı Hakkında İnceleme ve Öneriler
Görsel Yazı ve Görsel Destekli Sunum
Önemli Bilgilendirme: Dünyanın fani ve birkaç senelik hayatından çok daha kıymetli olan milyonlar senelik bir ebedî hayatın anahtarı olan ve bitmeyecek bir saadetin kapısını açan iman hizmetinde karşılık beklemeden ve netice kaygısız bir gayret ve sebatla çalışmanın kıymeti elbette paha biçilmezdir. Bununla birlikte, maneviyat için olan bu idealist tavrı, dünyevî saadetimiz ve mesuliyetlerimiz için de aynı şekilde kullanmalı ve insanlığa İslam’ın yüksek ahlakî değerlerini bizzat yaşayıp yaşatarak ilan etmeliyiz… Bu sosyal ve manevî sorumluluk bilinciyle, büyük emekler vererek hazırlanan proje dosyamızı sizlerle paylaşıyoruz.
Öneri yazımızın, görsel destekli Powerpoint sunumu hazırladık. Buna ilaveten Hem Word ve Pdf formatında indirebileceğiniz, hem de internet sitemiz üzerinde okuyabileceğiniz görsel yazı olarak ayrı ayrı yayınladık. Fırından taze çıkmış haliyle sizlere servis ve takdim ediyoruz.
Kurumsal ve Toplumsal Dönüşümde Gelir Uzmanlarının Nitelikli İşlerde Etkin İstihdamı Hakkında
İnceleme ve Öneriler
Gelir İdaresi Başkanlığına
Gelir İdaresi Başkanı Makamına,
Bir çok kurumun hayal dahi etmediği öncü bir anlayışla ortaya çıkartılmış, zaman içinde çok güzel meyveler vereceğine inandığımız bir oluşum olan Mükellef Hizmetleri misyonunu ve faaliyetlerini takdir ettiğimiz gibi; mükellef hizmetleri faaliyetleri ile ilgili yenileştirmeye ve geliştirmeye yardımcı fikirlerimizi öneri mahiyetinde paylaşmak ve gördüğümüz eksiklikleri de sorumluluk bilinciyle değerlendirmek maksadına yönelik olarak, makamınıza sunulmak üzere aşağıdaki inceleme ve öneri yazısı hazırlanmıştır.
Geçmiş yıllarda kurumumuzca yayınlanan eylem ve strateji planları, değerlendirme yazımız yazıldıktan sonra tarandığı ve önerilerimizi teyit eden çok noktalar göze çarptığı için, örtüşen noktaları belirtmek maksadıyla, strateji ve eylem planlarından çerçeve içinde alıntılar yapılmıştır.
Sunumumuz, aşağıda belirtilen konular hakkında değerlendirme ve önerilerden oluşmaktadır:
1- Vergi Bilinci ve Denetim Odaklı Doğru Maliye ve Gelir Politikalarının Önemi Nedir?
2- Mükellef Hizmetlerinin Önemi ve Sağlayacağı Yarar Nedir?
3- Kurumsal Uzmanlaşma, SGK Modeli ve Gelir Uzmanları
4- Kurumsal/Toplumsal Dönüşümde Mükellefin ve Gelir Uzmanlarının Katkıları Neler Olabilir?
Başımıza Bir de “Risale-i Nur Tebliğcisi” Tabiri Çıktı!
“Mübelliğ-i Nur???!”
Allah aşkına bu nasıl bir tabirdir böyle?
“Binaenaleyh Risale-i Nur’u cemaate okumak nimetine mazhar olan kendisinden bir şey katmadan mübelliğ-i Nur olmalıdır.”
Bu hilkat garibesi ve çok vahim tabir, “Hüsnü Ağabey ve Nur Cemaatlerinin Müşterek Lahikası” başlığı yayınlanan lahika metninde geçiyor.
Acaba tarihte Risale-i Nur kadar, okuyanların kutsal kitap gibi algıladığı iddiası yapılan ve müellifinin de peygamber gibi görüldüğü ithamıyla çürütülmeye şiddetli bir şekilde gayret sarf edilen ikinci bir kitap ve müellif var mıdır ki, bu akla ziyan tabiri kullanmaktan hiç kimse çekinmedi?
Hadi bizim yaşımız tutmaz, bunları sadece mahkeme müdafaalarında okuduk, gördük, etraftan işittik. İyi de bu ithamların yapıldığı davalara şahitlik etmiş insanların bulunduğu bir heyetin iştirakıyla, umuma açık olarak yayınlanan bu lahikada böyle uygunsuz ve yanlış anlaşılmaya çok müsait bir cümleye yer verilmesine nasıl izin verilir?
Diğer taraftan, bizler öyle zannediyor ve biliyorduk ki, biz Müslümanız ve yalnız ve yalnız İslamiyet ve imanın yüksek hakikatlerini tebliğ ediyoruz!
Bu yolda Risale-i Nur ise, Kur’an’ın hakikatlerinin, zamanımız insanına hitap eden en kuvvetli delil ve ispatlarını bulunduran ve bu delilleri sağlam bir mantık kurgusu ile sunan bir eser olduğu için, İslamiyeti tebliğ etmek için etkili bir hizmet aracı olarak kullandığımız bir vesiledir sadece. Esas maksadımız değildir, öyle zannediyorduk! Okumaya devam et →
Artık Kimse Uzun Videoları Seyretmiyor! Kalın Kitapları da Okumuyor!
Artık kimse uzun videoları izle(ye)miyor ve kalın kitapları da okumuyor gerekçesiyle, hakikat adına verilmesi gereken içeriğin çoğundan taviz vermek ve vazgeçmek mi…
Yoksa popülerlik ve sayı kaygısını bir tarafa bırakıp, keyfiyeti ve kaliteyi esas tutup, hakikatin tanıtımını yapmaya değil, kendisini anlatmaya odaklanmak mı…Okumaya devam et →