KEŞİF YOLCULUKLARI: Farklı Mana Açılımlarıyla, İzahlı ve Görsel Destekli Risale-i Nur Eğitim Programı

Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı'nın Bilim Felsefesini Oluşturmaya Katkıda Bulunmayı Hedefleyen Akademik Eğitim Faaliyetleri


4 Yorum

Bir Yaratıcının Varlığı Düşüncesinin Bilimselliğe Uygunluğu ve Tabiat Kanunları

Bir Yaratıcının Varlığı Düşüncesinin Bilimselliğe Uygunluğu ve Tabiat Kanunları

(1. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi sunumu)

(Click Here for English Versiyon)

Bu Yazı, “Tabiat Risalesi Açılımları: İlahî Teknolojinin Detaylarında Hayalî ve Zihinsel Bir Keşif Yolculuğu” isimli ve Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatının yapıldığı kitabımızdan yararlanılarak hazırlanmıştır.  Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.

Özet:

Bu çalışmada, bir yaratıcının varlığının kabulünün delillerini araştıran ve çıkarımlarını bu yönde yapan bilimsel yaklaşım ve çalışmaların insanlık için ifade ettiği değer ve bu yöndeki bilimsel bilgi ve yorumların kıymeti hakkında bazı çıkarımlar yapılmaktadır. Ayrıca, Yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında bazı çözümlemeler yapılmıştır. Yaratılış modeli; mekanizmaların mahiyetinin ne olduğuyla değil, işleteninin kim olduğuyla ilgilenen ve evrim gibi yaklaşımları direk olarak muhatap almayan üst bir modeldir. Sunumda; eşyanın bir yaratıcı tarafından var edildiği ve işletildiği hakikatinin kabulünü sağlam bir zemine yerleştirmek için, bir yaratıcının varlığı düşüncesinin bilimselliğe uygunluğu ve ateizmin bilimsel yaklaşıma uygunsuzluğu en net bir biçimde ortaya koyuluyor. Akademik nitelikli çözümlemelerle tabiat kanunlarının mahiyeti ve yaratılışın alternatifinin evrim olamayacağı, en net ve kesin bir biçimde meydana çıkarılarak, ateizmin bu çürük tuzağı deşifre edilmektedir. Dünyaca meşhur bazı fizikçiler tarafından kâinatın kökeninin kanunlar ve teorilerle açıklanmaya çalışıldığı bir dünyada, tevhid hakikatinin böyle bir yaklaşımla takdim edilmesine olan ihtiyaç, o hakikatin delillerinin ortaya koyulmasından veya karşıt görüşlerinin çürütülmesinden çok daha öncelikli ve önemli, temel bir meseledir. Bu çalışma, yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda sağlayacaktır.

Okumaya devam et


5 Yorum

Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor?

Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor?

Click Here for English Versiyon

Bu Yazı, “Tabiat Risalesi Açılımları: İlahî Teknolojinin Detaylarında Hayalî ve Zihinsel Bir Keşif Yolculuğu” isimli ve Allah’a iman hakikatinin, mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatının yapıldığı kitabımızın bir parçasıdır.  Kitaba Ulaşmak İçin Lütfen Buraya Tıklayın.

Hakikî bir tevhid inancında, şu görünen kâinatın yaratıcısının Allah olduğunu basitçe kabul etmekle iş bitmez. Hatta böyle bir inanç, imanın nihayetsiz mertebelerinden sadece ilk basamağa adım atmaktır ve Cenâb-ı Hak’kın Kur’ân’ında bizden talep ettiği imanın temel özelliklerinden çok eksiktir.

Hâlbuki asıl istenen şey, kâinat içinde görünen bütün eşyanın ve vücuda gelen her eşya ve faaliyetin doğrudan doğruya ilahî kudret tarafından yaratıldığını ve O’nun tarafından idare edildiğini kabul etmekle beraber, söz konusu olan bütün idare ve icraatında O’ndan başka her türlü müdahaleciyi ve her çeşit yardımcıyı tamamen ve kesin olarak reddetmektir.

Bu gerçekten akıl almaz büyüklükte, azametli bir meseledir. Allah’a imanın bu gerçek mertebesine çıkmak ve “sağlam delillerle temellendirilmiş, bilgiye dayalı şüphesiz bir inancı” oluşturmak için, ciddî ve detaylı bir incelemeye ihtiyaç vardır.

Okumaya devam et


2 Yorum

Ayasofya’nın Bilinmeyen Büyük Önemi ve Bağımsız Türkiye

Ayasofya’nın Bilinmeyen Büyük Önemi ve Bağımsız Türkiye

Yazı sonundaki seminer videosunun seyredilmesini hararetle tavsiye ediyoruz.

500 sene boyunca cami olarak vazife gören Ayasofya’nın bu mukaddes vazifesine geri döndürülmesi ve Âlem-i İslâm’ın tamamını ve hatta bir kısım Hristiyan devletlerini de (ibadet mahalli olması noktasında) memnun etmek yerine, bazılarınca “iki tarafı da memnun edecek ve ‘insanî ve medenî ve adil’ formüller” olarak zikredilen “müze tarzında ziyaretinin, ibadethane olarak kullanılmasıyla beraber olması veya kilise-cami birlikteliğinin düşünülmesi” meselesi hakkındaki kanaatimizi sizlerle paylaşacağız.

Ayrıca Ayasofya’nın herkesçe bilinmeyen veya (her nasılsa bilinse bile bazılarınca takdir edilemeyen) büyük önemini ve ifade ettiği manayı ele alacağız ve bunun bağımsız bir ülke olabilmemizle ne gibi bir ilgisi olduğunu ve eğer Ayasofya açılırsa, bu hadisenin bizlere ne anlatacağını ve neyi bildireceğini açıkça ortaya koyacağız. Bu çok önemli konuyu ele alan yazımızı, sosyal ve manevî bir sorumluluk olarak, mümkün olduğu kadar çok insana ulaştırmanızı sizlerden istiyoruz. Şimdi başlıyoruz:

Okumaya devam et


Yorum bırakın

The Strategies to Neutralize the Atheistic Evolution With Correct Academic Approaches

The Strategies to Neutralize the Atheistic Evolution With Correct Academic Approaches

Click Here for Turkish Versiyon

For English Section Main Page Click Here (Other Articles, Utterly Different Experience Visual/Interactive Books and Training Program Presentations)

We are asking to you: Should we refuse all proponents of evolution, without categorization? Should we consider evolution as alternative, anti-thesis or opponent of creation and should we try to find answers to an opposing idea? We ask these questions both as a believer and also as someone who has certain sensitivity about academic approach.

Okumaya devam et


1 Yorum

How Is Everything Taking Place with Divine Power?

eng-Her Şey İlahî Kudretle Nasıl Meydana Geliyor

How Is Everything Taking Place with Divine Power?

Click Here for Turkish Versiyon

This article text is part of our book: “Academic Proof of the Creator Visual/Interactive Book (New Perspectives from the Treatise of Nature)” Click Here for Book Page

For English Section Main Page Click Here (Other Articles, Utterly Different Experience Visual/Interactive Books and Training Program Presentations)

The real faith in Oneness (Tawheed) is not complete with the simple acceptance of Allah as the creator of the apparent universe. Such a belief is the first step of the hierarchy of the faith, and comes short of fundamental qualities of the faith requested by Allah in his Quran.

In fact, what is really wanted is, in addition to acceptance of the fact that every matter and object appearing and every activity taking place in this universe is created directly and ruled by the divine power itself, the complete and absolute rejection of the existence of anything that is supposed to be interfering and assisting in these activities and rulings. This is an unbelievably great and magnificent issue. In order to reach this level of belief in Allah and a “doubtless and informed faith based on strong evidence”, it is necessary to make a serious and detailed investigation.

Okumaya devam et


1 Yorum

An Attempt to Make Risale-i Nur the Property of Humanity: Explanatory Works

Note: Turkish presentation text, under the English presentation.
(Türkçe takdim metni, İngilizce takdimin altındadır)

An Attempt to Make Risale-i Nur the Property of Humanity: Explanatory Works

We are inviting you to read this spectacular book where impressive research and analysis are made over “Risale-i Nur Explanatory Works”, which outlines the intellectual framework upon which these explanatory works are based and which is written to introduce you the multi-dimensional services made in this area.

Okumaya devam et


1 Yorum

Doğru Akademik Yaklaşımlarla Ateistik Evrimi Etkisizleştirme Stratejileri

Doğru Akademik Yaklaşımlarla Ateistik Evrimi Etkisizleştirme Stratejileri

(Click Here for English Versiyon)

Eğitimde gerekli olan müspet dönüşümün hayata geçirilmesi konusunda, yeni müfredat teşebbüsünde evrim konusunda vahim stratejik hatalar yapıldığı ve yapılmaya devam ettiği kanaatindeyiz. Yazımızda bu yöntem hatalarına dikkat çekiyoruz ve doğru akademik usulün nasıl olması gerektiğini tespit ediyoruz.

Soruyoruz: Biz evrimi ve evrim taraftarlarını hiçbir kategoriye ayırmadan; yaratılışın alternatifi, karşıt görüşü ve rakibi olarak görerek, tümünü doğrudan reddetmeli miyiz? Yoksa farklı kategoride olan meseleleri doğru yerlerine yerleştirip, meselenin inceliklerini ortaya koyan akademik bir yaklaşımı mı esas almalıyız? Evrimi doğru görmekle ilgisi olmayan böyle bir yaklaşımla, ateistik evrimin gerçek mahiyeti deşifre edilip, etkisizleştirilebilir mi? Bu soruları hem bir inanan, hem de akademik yaklaşım konusunda hassasiyeti olan biri olarak soruyoruz ve ateistik evrimin dışındaki iki gruptan biri olan ve “evrimi yaratıcının inşa mekanizması gören” ve ikinci grup olan ve “biz sadece süreçlerle ilgiliyiz, yaratıcı bizim konumuzun dışındadır, onunla ilgilenmiyoruz” diyenlere karşı nasıl tavır alınması gerektiğini çözümlüyoruz.

Bu soruların cevaplarını bulacağınız inceleme yazımızın, evrim lehinde veya aleyhinde değil, sadece akademik ve kategorik bir değerlendirme olarak görülmesi uygun olacaktır. Evrimin gerçek bile olsa, ancak canlı oluşumunun bir mekanizması olabileceğini, yaratıcının varlığına alternatif olamayacağını açıkça ortaya koyuyoruz. Bu belirleyici tavrımız ve diğer tespitlerimiz, ateistik evrimi derhal etkisizleştirip “konu dışı” bırakmaktadır. Yazımızın hedefi çok açıktır: Ateistik evrimi temelinden söküp atmak…

Okumaya devam et


2 Yorum

MİLLİ EĞİTİM BAKANI “HOCAMIZA” AÇIK MEKTUP VE BİR EĞİTİM PROJESİ TEKLİFİ

Milli Eğitim Bakanı Makamına Bir Eğitim Projesi Teklifi-BÜYÜK

Milli Eğitim Bakanı “Hocamıza” Açık Mektup ve Bir Eğitim Projesi Teklifi

Milletimizin istikbalini belirleyecek doğru eğitim yaklaşımlarıdır. Bu yaklaşımlara yön verecek ise, fikrî alt yapı niteliğindeki temel kabullerinizdir. Bunlarda sorun varsa, sağlıklı yaklaşımlar üretmeniz mümkün olmaz.

Geçtiğimiz gün yayınlanan bir haberde Milli Eğitim Bakanı ağzından ve “Çocuklarımızı çift kanatlı yetiştireceğiz.” başlığı altında takdim edilen haberi görünce önce sevinmiş ve merak etmiştik. Fakat sonra bu sözle kastedilen manayı öğrenince ciddi hayal kırıklığına uğradık ve üzüldük.

Meğer bakanımız olarak şunları söylemişsiniz: “Deneyimli öğretmenler, sınıfa ilk gelince gözüne gözü değmeden derslerine başlamazlar. Çocuklarımızı çift kanatlı yetiştireceğiz. Bunlardan biri bilim, öbürü erdem, ahlak.”

Daha öncelerde yapmış olduğunuz şöyle bir açıklama da var: “Ben dindar olmayı bu ülkenin ortak paydası olarak görmüyorum. ‘Dindar değilim’ diyor bazıları. Bunun yerine insanların ortak paydasıyla ilgili bir arayışa girmek lazım ki bu ahlak anlayışıdır. Ateistin de Budist’in de Hristiyan’ın da Müslümanın da herkesin bir ahlak telakkisi vardır ve bu evrensel bir temel oluşturur.”

Okumaya devam et


Yorum bırakın

KEŞİF YOLCULUKLARI RİSALE-İ NUR EĞİTİM PROGRAMIMIZIN BİLİM FELSEFESİNE VE KUR’AN MEDENİYETİNE KATKILARI

KEŞİF YOLCULUKLARI RİSALE-İ NUR EĞİTİM PROGRAMIMIZIN BİLİM FELSEFESİNE VE KUR’AN MEDENİYETİNE KATKILARI
 
Eğitim programımızla büyük oranla aşağıda sayılan önemli hedeflerimize ulaştığımızı düşünüyoruz:
 
Maksadımız, varoluş üzerine güncel bilimsel yaklaşımlara sağlıklı bakış açıları geliştirebilmesi ve ayrıca Risale-i Nur’un, “kabul görecek alternatif bir bilimsel yoruma yön verecek düzeyde ciddî bir ilmî keşif ve kaynak eser” olarak benimsenmesine ve kıymetine uygun, güncel ve akademik bir tarzda yeniden takdim edilebilmesine zemin hazırlanması idi.
 
Bir hedefimiz de: “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı”nın bilim felsefesini oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden bir eğitim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında ciddî çözümlemeler yapmak ve fikrî altyapısı niteliğinde incelemeler ortaya koymak idi.


1 Yorum

Hakikatin Bilinemez Olduğu Bir Kâinat Tasavvuru Kabul Edilemezdir

Hakikatin Bilinemez Olduğu Bir Kâinat Tasavvuru Kabul Edilemezdir

Yazımızda ideal ve makbul bir imanın temel taşı niteliğinde, kıymeti çok büyük ve önemli meseleler üzerinde duracağız. Öncelikle hakikatin bilinemez olduğu bir kâinat tasavvurunun bir mümin için kesin olarak kabul edilemez olduğunu ortaya koyacağız. Daha sonra bu meselenin ayrılmaz bir diğer parçası olan ve Risale-i Nur’da ehemmiyetle vurgulanan “imanın kayyum (yani sabite) olup, delillerin yalnız yardımcı unsurlar olduğu” meselesini ve nasıl anlaşılması gerektiğini çözümleyeceğiz. Son olarak bir yaratıcının varlığı düşüncesinin bilimselliğe uygunluğunu ve henüz hiçbir fikrimiz yokken bile eşyanın bir yaratıcısının olduğu düşüncesiyle çıkarım yapmanın ve deliller toplamanın önyargıyla ve ön kabulle ilgisi olmayan çok daha sağlıklı ve akılcı yol olduğunu en çarpıcı ve açık şekliyle ortaya koyacağız.

Bu meseleyi âleminde tam halletmek ve Risale-i Nur’da geçen bu çok önemli konuyu hiç olmadığı kadar açık bir netlikte kavramak arzu eden kardeşlerimizin yazımızın tamamını hiç atlamadan ve sindirerek, üzerinde incelikle düşünerek okumalarını önemle rica ediyoruz. Bu yazıya ayıracağınız (elde edeceğiniz neticeye kıyasen) kısa sayılabilecek bir zaman ve ciddî fikrî eforun, ebedî hayatta paha biçilmez bir ebedî hazine olarak karşınıza çıkabileceğini düşünüp ona göre okumalı. Şimdi başlıyoruz.

Okumaya devam et